Seçimlerde oyumuzu Türkeş Partisine verdiğimiz de kimsenin meçhulü değildir.
Sayfa 25 - Ötüken Neşriyat [Turancıyız,Ne Olacak]·Kitabı okudu
Sonuç: soykırım emrini verenler, tetiği çekenler, gırtlak kesenler, tecavüzcüler, toplu mezarları kazanlar, katlettiği insanların evine yerleşen yüzlerce kişi bugün Avrupa’nın orta yerinde krallar gibi yaşıyor. Yani adalet yerini bulmadı. Ama eda ilahi adalet yerini buldu. Zira ilahi adalette zaman asimi yoktur. … Sırplar böylesine profesyonelce ve ince hesaplar yaparak planlamışlardı her şeyi. Tek bir şey hesaba katmamışlardı: Mavi kelebeklerin kanatlarında taşıyarak getirdiği ilahi adaleti…
Sayfa 191 - Destek Yayınları
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Annem beni ne tür bir yakını olarak görüyordu,kimin yerine koyuyordu bilemiyorum ama kızı değildim.Yani çevremde gördüğüm anne kız ilişkileri böyle değildi.Eda ile Pelin’e bana olduğu kadar sert değildi,kabul.Çünkü onlar anneme karşı itaatkârdı.En azından öyle görünüyorlardı.Ama anlam veremediğim bir mesafe,tuhaf bir kayıtsızlık vardı yine de.Ancak başkalarının yanında ilgiliydi onlarla.Ya da şefkate benzer birtakım garip tavırlar sergiliyordu.Hunharca baş okşamak ,düzeltirmiş gibi yapıp üstünü başını çekiştirmek,kıyafetlerini eleştirmek sayılırsa…Eda ve Pelin’e tabii.Bana değil.Neyse ki… Benimle hep rekabet halindeydi.Garip,önünü alamadığı bir itiş kakış.Aşağı yukarı başladığı yeri anlattım size.Sanki ona bir şey borçluymuşum gibi hissettiriyordu bana.Sanki onun olan bir şeyi elinden almışım gibi…Evet,evet!Sahnesini çalıyormuşum gibi!Bunun başka bir açıklaması olamaz.Bir arada olduğumuzda bütün dikkati kendi üzerine çekmek için her türlü numarayı deniyordu.Tabii ya…Çünkü sahne onundu!Ben de tası tarağı toplayıp kendime başka bir sahne kuruyordum az ötede.Bitmek bilmeyen bir kovalamaca… Neyi normalden biraz fazla sevsem ya da bir şeyden normalden fazla rahatsız olsam o şey aniden annemin odağı oluyordu.Her şeye aynı mesafede yaklaşmalıydım.Ne fazla severek ne de nefret ederek…Hayatın büyüklüğü karşısında kayıtsız kalarak…Yani ölü taklidi yaptığımda onun dikkatinden kaçmayı başarıyordum.Ancak yaşama fırsatı buluyordum.Bu son söylediğimi anlamak için hayatımın ilk otuz yılını feda etmiştim.Hayatla ilgili sahip olduğum en değerli bilgi bu diyebilirim. Kimseyi sevmeyerek kendim ve insanları annemin gazabından koruma planım ergenliğimin ortasında bir yerde suya düştü.Çünkü her türlü ergen hormonu büyüktür anne şirretliği!İnsanın doğaya üstün gelme çabasından
Sayfa 188·Kitabı okudu