Öğretmenlerden ve öğrencilerden gelen bir sürü mektubu paylaşmış Doğan hoca. Onları yorumlamış, kaynakçasız da ifadelere yer vermemiş. Sayfaların altında hep kaynaklar mevcut, ileri okumalar için güzel, çok faydalı bulduğum kitap.
Kitap beni çok duygulandırdı. Her öğretmenin öğretmen adayının okumasını isterim, okumakla kalmayıp başucu kitabı yapılmalı.
Gözümü dolduran bir sürü hayat hikayesi, bir sürü hatıra.
Hatta okumak için bir süre ara verdim. Çünkü gerçekten çok duygulanıyordum. Fazla hassas olduğumu düşünmüyorum, bence kalbi hisleri olan her öğretmen duygulanacaktır. Okuyun, hissedin, mutlu edin.
Kitaptan ilerde bir gün istemeyeceğim şekilde öğretmen olursam diyerekten aldığım notlar şu şekilde:
Çocukları "sev".
Çocuklar sadece öğrenci değil, her şeyden önce "insan".
İlk dersinde kendilerini anlatan bir yazı iste.
Çocuklar sevildiklerini hissettiklerinde hocayı üzmezler.
Sebebini araştırmadan yargılama, uyuyan derse katılmayan öğrenciyi derse kat, uygun bir zamanda onunla konuş.
Yaramaz, dersi sabote eden öğrencilere görevler ver, başkan yap.
Onlara değerli olduklarını hissettir.
Öfkene yenik düşme. Onlar daha çocuk, söyleyeceğin, yapacağın her şey onları derinden etkiler.
Bir eşya kazara zarar gördüğünde öğrenciye ondan değerli olmadığını ifade et.
Öğrenciler bir öğrenciyle alay ettiklerinde onu savun, haketmediğini hissettir.
Bu sınıfta kendini ne kadar var hissediyorsun 0-10 arası isimsiz küçük kağıda yazmalarını iste.
Öğrencilerden isimsiz olarak sende memnun oldukları ve memnun olmadıkları özellikleri yazmalarını iste.
Sınıf kurallarını oluştur ve görünen bir yere as.
*Sırayla söz almak
*Biri konuşurken diğerinin sözünü kesmemek
*"Senden önce konuşanı özetle ve sonra konuş ya da sorunu sor."