Eda

Eda
@eda_ogretmen
10/10
·472 syf.··
2026 8. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 20:40
(Spoiler İçerir.) Yeşil Peri Gecesi, Ayfer Tunç’un üçlemesinin ikinci kitabıdır. İlk kitabı olan Kapak Kızı’nda asıl karakterimiz olan Şebnem’e söz hakkı verilmez. Orada kıskanılır, yargılanır ve dışlanır. Şimdi Yeşil Peri Gecesi’nde artık söz hakkı Şebnem’e aittir. Selda ve Ersin’den dinlediğimiz Şebnem’i şimdi kendisinden dinliyoruz. Şebnem, annesi ve babasıyla çok mutlu bir hayat sürerken babası iş kazası geçirir. Babasının geçirdiği bu iş kazasından sonra hayatları adeta tepetaklak olur. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Babası hayata küser, annesi ise onları terk eder. Bu şekilde yalnızlaşan Şebnem de ilgiyi başkalarından bekler. Hayatına sayısız erkek girer. Seçkin, Ali, Haluk ve son olarak Osman. Şebnem, Osman ile evlenir. Aklında hala unutamadığı gerçek aşkı Ali olsa da Osman’ı gerçekten sever. İkisinin de hayatı hiç kolay geçmediği için adeta birbirlerine sahip çıkarlar. Yıllar önce bir dergi çekimine verdiği çıplak pozlar Osman ile evliyken yoluna çıkar ve onu büyük bir sınava sürükler. Teoman(Osman’ın kardeşi), Şebnem’i Uluçmüdür(Teoman’ın nişanlısı Leyla’nın dayısı) ile birlikte olması için zorlar. Teoman bunu yapmak zorunda çünkü çok istediği hayatı Uluçmüdür ona sunacaktır. Şebnem’e kafayı takan Uluçmüdür onunla bir gece geçirir. Bu geceden sonra Şebnem büyük bir plan yaparak Uluçmüdür’ün, Teoman’ın ve Osman’ın hayatını yerle bir eder. Ben yanacaksam hepsi benimle birlikte yansın düşüncesiyle sonlarını kendi elleriyle hazırlar. Bu süreçte yanında da eski aşkı Ali vardır. Serinin ilk kitabı olan Kapak Kızı çok güzel bir kitaptı ancak sonunun daha etkileyici bir şekilde bitmesini beklemiştim. O yüzden Yeşil Peri Gecesi’ne başlarken yine öyle olur diye tereddüt ettim. Öyle olmadı arkadaşlar seriye devam edin çünkü beklediğiniz o çarpıcı ve etkileyici
Yeşil Peri GecesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 202011,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·424 syf.··
2026 7. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 20:32
Kitap diyalog halinde ilerliyor, neredeyse yok denecek kadar az betimleme ile yazılmış. Her kitapta gereksiz betimlemelerden yakınırdım ancak bu kitap bana betimlemenin önemini gösterdi. Sürekli diyalogların olması kitaba tam anlamıyla odaklanamama sebep oldu diyebilirim. Karakter isimleri de çok fazla olduğu için okurken insanın kafası karışabiliyor. Bunun önüne geçebilmek için isimleri bir kağıda not aldım. Size de öneririm. Ayrıca cümleler çok fazla devrik ve dolambaçlıydı. Doğrudan söylemek yerine uzun cümleler kurulmuştu. Cümle ne zaman bitecek derken uzadıkça uzuyordu. Asla sesli bir yerde okunmaz, sessiz bir ortamda tam odakla okumanızı tavsiye ediyorum. Kitap, baş karakterlerimiz olan Miss Elizabeth Bennet ile Mr. Darcy arasındaki aşkı anlatır. Bu aşk nefretle başlayan sınıfsal farklılıklardan dolayı imkansız bir aşktır. Erkek karakterimiz Darcy, yakın çevresi hariç herkese üstten bakan, küçümseyen ve son derece gururlu biri; Elizabeth ise diğer kardeşlerinden farklı olarak insan ilişkilerinde dikkatli, ağır ve soğukkanlıdır. Bundan dolayı Mr. Darcy gibi bir karakter ile anlaşamaz, ona karşı nefret ve kin beslemeye başlar. Darcy de onun gibi bir kadını kendine yakıştırmaz ve küçümser. Nihayetinde Mr. Darcy’nin sonsuz gururu ve Miss Elizabeth’in acımasız önyargısı onları büyük bir sınava sürükler. Aylar süren bir bekleyişten sonra aşkları nihayet gün yüzüne çıkar.
Gurur ve ÖnyargıJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202598bin okunma
10/10
·136 syf.··
2026 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 18:13
SPOİLER İÇERİR Kitap, ana karakterimiz olan Tolganay ile Toprak Ana diye hitap ettiği tarlası arasında geçen diyaloglardan oluşuyor. Tolganay ile Suvankul tarlada birbirlerini görür, aşık olur ve kısa bir süre sonra evlenirler. Tek istekleri topraklarını ekip biçerek elde ettikleri gelir ile mutlu bir hayat sürmektir. Yaşamlarını düzene koyup işleri yolunda giden Tolganay ile Suvankul’un üç tane çocuğu olur. Kasım, Maysalbek, Caynak… Yıllar geçer ve Kasım güzeller güzeli Aliman ile evlenir. Tolganay ve ailesi için her şey yolunda giderken köye bir kara haber duyulur: savaş. Savaş köyün erkeklerini bir bir cepheye sürükler. Tolganay’ın korktuğu başına gelir ve önce büyük oğlu Kasım, sonra ortanca oğlu Maysalbek, kocası Suvankul ve son olarak yaşı daha on sekiz olmamış küçük oğlu Caynak da savaşa çağrılır. Artık hayat Tolganay ve Aliman için hiç de kolay geçmeyecektir. Kocasının ve çocuklarının savaştan dönecekleri günü büyük bir umutla bekleyen Tolganay, gelini Aliman ile tarlada çalışırken aldığı acı haberle yitirdiği kayıpları bir bir öğrenir. Oğulları Kasım’ı, Maysalbek’i, Caynak’ı ve kocası Suvankul’u acımasız savaş elinden alır. Geliniyle yapayalnız ve çaresiz kalan Tolganay acılar içinde kıvransa da gelini için ayakta durmaya çalışır. Belli bir zaman sonra Aliman köye çobanlık yapmak için gelen bir adamdan hamile kalır ve doğum sancılarıyla birlikte hastane yoluna koyulan Tolganay’ın kollarında can verir. Aliman’dan geriye torunu Canbolat kalır. Tolganay ile Canbolat hayatın yaşattığı acımasızlığa rağmen hayata tutunmaya devam eder. Toprak Ana, savaşın bir Kırgız köyü halkının üzerinde bıraktığı derin ve sarsıcı etkilerini anlatıyor. Yazar savaşın etkilerini, kahramanların yaşam mücadelesini ve duygu durumlarını o kadar iyi kaleme almış ki kitaptan çıkamadım.
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202277,9bin okunma
9/10
·360 syf.··
2025 17. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2025 23:58
İçim ferahlasın, zihnim biraz dinlensin diye okuduğum kitabın beni daha çok hüzünlendirmesini inanın hiç beklemiyordum. Kitap mevsim normallerinin dışında kar fırtınasıyla beraber korkutan soğuk havada oğlu kaybolan Vera ile anlatılan zamandan tam bir yıl önce bebeğini karnında kaybeden Claire’in kesişen hayatını anlatıyor. Gazete müdürü Frank, gazetede yazar olan Claire’den seksen yıl arayla aynı tarihte gerçekleşen fırtınalı hava ile ilgili ilgi çekici bir haber yapmasını ister. Claire seksen yıl önce gerçekleşmiş olan Daniel Ray’in esrarengiz kaybını kendi kaybından da etkilenerek konu alır, araştırmaya başlar ve bunun sonunda bir makale yazar. Haberi araştırdıkça çarpıcı bilgiler edinen Claire araştırmalarının sonunda okuru fazlasıyla şaşırtır. Kitap genel olarak yoksul insanların çektiği zorlukları, yaşam mücadelelerini ve buna karşı seçkinlerin lüks yaşamını, kendileri gibi olmayanlara aşağılayıcı tavırları konu ediniyor. Okumanızı tavsiye ederim. Ağır kitaplar okuyup yorulduysanız dinlenmek için uygun bir kitap olduğunu düşünüyorum. Böğürtlen Kışı: Mevsim sonralarında görülen ani hava değişimine denir.
Böğürtlen KışıSarah Jio · Arkadya Yayınları · 201144,9bin okunma
10/10
·208 syf.··
2025 16. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2025 22:10
6 Ağustos 1945 yılında Amerika tarafından Japonya’nın Hiroşima kentine atılan atom bombası dehşet bir sonuç ortaya çıkarmış ve etkisi yıllar sonra Sadako Sasaki’de kendini göstermişti. Lösemi teşhisi konan Sadako; herkese başarısı, yetenekleri, inancı ve cesareti ile ilham olmuştur. 6 Ağustos sabahı kahvaltı yapan Sasaki ailesi, sadece birkaç dakika sonra kulakları sağır eden sesle bir anda kendilerini enkazın altında bulurlar. Evet bu bir atom bombasıydı, etkisi yıllar boyunca sürecek o felaket gün gerçekleşmiştir. Neyseki Sasaki ailesinden kimseye bir olmamış; Bayan Sasaki, kızı Sadako, oğlu Masahiro ve büyükanne Matsu ile birlikte enkazın altından canlı bir şekilde çıkabilmişlerdi. Baba Shigeo ise askerlik görevindeydi. Büyükanne evde yüklü miktarda para bıraktığını hatırlayınca eve geri döner ancak radyasyonun etkisiyle hayatını kaybeder. Bayan Sasaki, iki çocuğuyla birlikte atom bombasının etkisinden uzakta yaşayan ailenin yanına gider ve hayat normale dönene kadar orada kalırlar. Komşularının da desteğiyle kendi aralarında geçici bir ev inşa eder ve hayatlarına kaldıkları yerden devam ederler. 1954 yılında yani bombalamanın üzerinden geçen 9 yılın sonunda neşeli, sağlıklı ve hareketli olan Sasaki hastalanır. Çeşitli tetkikler sonucunda lösemi olduğu ortaya çıkar. Doktor, hastalığın ölümcül olduğunu ve Sadako’nun en fazla 8 ay yaşayabileceğini söyler. Bunun üzerine aile büyük bir yıkıma uğramış; bombalamadan sağlam bir şekilde kurtulan aile, radyasyonun etkisiyle 9 yıl sonra yüzleşmişlerdir. Hemen hastaneye yatırılan Sadako’ya yapılan işlemler iyileştirmeye yönelik değil sadece hastalığın kötü etkilerini yok etmek için yapılmıştır. Tüm bunlara rağmen iyileşeceğine inanan, okuluna ve arkadaşlarına kavuşacağı günü iple çeken Sadako cesareti ve inancıyla herkesi
SadakoTakayuki Ishii · Yakamoz Yayınları · 01,860 okunma