ilk orhan pamuk okuyuşumdu, ortalara doğru sıkılıp fazlaca ara verdikten sonra sonunda bitirebildim. aslında o kadar dolu dolu bir kitap ki iki ayrı okuyucu kitlesi olmasına rağmen ben seven tarafta yer alıyorum sanırım, bi aşktan ziyade baba-oğul ilişkisini bol bol gözlemlediğim bi romandı.
kuvvetli, kararlı bir babamız olsun, bize neyi yapıp neyi yapamayacağımızı söylesin isteriz. niye? neyi yapıp neyi yapamayacağımıza, neyin ahlaklı ve doğru, neyin günah ve yanlış olduğuna karar vermek zor olduğu için mi? yoksa suçlu ve günahkâr olmadığımızı işitmeye her zaman ihtiyaç duyduğumuz için mi? bir baba ihtiyacı her zaman mı vardır, yoksa, kafamız karıştığı, dünyamız dağıldığı, ruhumuz daraldığı vakit mi isteriz babayı?
ilk kez bir şiir kitabını okuyup bitirdim ama nasıl okunması gerekiyor, neyi yorumlamam gerekiyor, ne kadar sürede bitirmeli, hangi sıklıkta okumalıyım bilmiyorum.