Toplum olarak, sessiz bir sözleşmeyle susma kararı alınmış, yaşananlar genç kuşaklara aktarılmamıştı. Bu iyi miydi, kötü müydü bilemiyorum. Hiç kimseye düşman olmadan yetiştirilmiştik. Bu işin iyi tarafıydı ama bir de geçmişimiz konusundaki korkunç cehaletimiz vardı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir zamanlar çocukların belli bir yaşa gelince götürüldüğünü, yerlerine yetişkin insanlar getirildiğini düşünürdüm. Yani büyümek denen şeyin öyle birdenbire gerçekleştiğini.
ilk düştüğü sanılan elma koparılmıştı aslında: dünyaya düştüler.
ikinci elma düşünce bir düş kurdular: bir düşe inanılmazdı, kurdukları düşte kayboldular.
üçüncü elma düşseydi eğer bulacaklarını düşünüyorlardı: düşmek için kaybolduklarını, kaybettiklerini kabullenince anladılar.