İnsanlar başkalarında birbirleri ile tutarlı özellikler görme eğilimindedir. Birbiriyle çelişen bilgilerin varlığında bile, insanları iyi veya kötü olduklarına dair tutarlı bir bakışla görmeye yöneliriz. Tutarlılığa erişemeye çalışırken, çelişen bilgileri görmezden gelme veya çarpıtarak algılama eğilimimiz de artar.
İnsanlar ancak bir bilgiye inandıktan sonra geri dönüp yanlış olma ihtimalini hesaba katarlar. Spinoza'nın bu iddiası bilimsel araştırmalar tarafından doğrulanmıştır.
İstanbul İstanbul'du işte. Zalim, tehlikeli, ama bir o kadar da güzel. Profesörün söylediği gibi: "O hep sana ihanet eder ama sen yine de onu sevmeye devam edersin." Behçet Kemal Çağlar bir şiirinde "İstanbul'u sevmezse gönül, aşkı ne anlar?" diye soruyordu. Bunu profesöre çevirsem nasıl karşılardı acaba? Hiç kimseye aşık değildim ama yine de İstanbul'u seviyordum.