Korkmamalı insan kendinden ve yalnızlığından. Zihninin dile gelmesi, ancak kulağının kendisinde olmasıyla mümkündür. Başkasının hizmetine sunulan kulakların, kendi zihninin seslerini duyması ne mümkündür?
Kuru gürültüye teslim olmuş kulaklar, sessiz mırıltıyı duyabilir mi?
Bazen mutlu olurdum. Ama bana mutluluk veren şey hiçbir şey düşünmediğim, istemediğim, hissetmediğim, hayal kurmadığım, hayatın herhangi bir yerinde öylesine büyüyen bir bitkiye dönüştüğüm zamanın kendisiydi. Varlığımı hissettiğimde mutlu olurdum. Evet, mutlu olmak da bir his ama tüm o bahsettiğim durumu yaşamak beni ben yapıyordu. Öylesine gelmiştim sanki dünyaya ve dikkat çekmeden kaçıp gidecektim. İşte bunu seviyordum. Kimsenin bana karışmadığı, varlığımdan bile haberdar olmadığı; sanki dünyaya tek başıma gelmişim, tek başıma yaşamışım ve tüm bunların sonunda da tek başıma dünyadan gitmişim gibi bir durumu yaşamak istiyordum.
Kimseyi görmeden ölmek ve öldüğümü bile fark etmeden beni unutmalarını istiyordum.