ben neyi yalnızlık sanmıştım bir keresinde?
sulardan bana akanı bilmiyordum o vakitler, elmalardan, vitrinlerden, kapılardan ve bebeklerden
bana akanı bilmiyordum.
pencere camı çatlasa
içimde bir cam fabrikası yıkılırmış bilmiyordum.
güzelliklerim güzelliklerinizdendi
güzelliklerimi bilmiyordum.
çirkinlikler varmış insanı büyüleyen,
bilmiyordum.
"gözün gördüğünü el, elin gördüğünü göz görmezmiş"
bilmiyordum.
nesneler adama tasma takıp gülermiş,
bilmiyordum.
bütün şarkılar aynı makamda okunur
ayrı makamda dinlenirmiş
ve susmak da bir şakıymış
bilmiyordum.
ben yalnızlığı ne sanmıştım bir keresinde?
her ölü ölümünü kanıtlar,
yani yaşadığını;
ve biz durup dinlemeden ölümlere ekleniriz,
kurtuluş yoktur.
yazılmamış kitaplardır ölüler
ve zamanın rafına kaldırılmış gümüşlerdir.
onlar ki, bir yanlarını bırakırken bize,
bir yanımızı götürmüşlerdir.