Türkiye'de Allah'a inanmanın, insanın tek başına en yüce, en büyük yaratıcıyla karşılaşması değil, her şeyden önce bir cemaate, bir çevreye girmek demek olduğunu biliyordu.
Şöhret insana köstek olur, daraltır, tanınmamışlıksa insanı pus gibi kuşatır. Tanınmamışlık karanlık, geniş ve boştur tanınmamışlık zihnin yoluna engel koymaz. Tanınmayan adamın üzerine karanlık şefkatle yayılır. O adamın nereye gittiğini nereden geldiğini kimse bilmez. Gerçeği arayabilir ve dile getirebilir, sadece o özgürdür; sadece o dürüsttür; sadece o huzurludur.