Onların hastalığı çok ilerlemiş ve ben çok zayıfım. Onların semptomlarını gayet iyi görüyorum, ama onları tedavi etme yeteneğim yok. Bu beni onlar kadar hastalandırıyor ve kendimin de hasta olduğunu hissediyorum.
İnsanlar toplumsal hiyerarşide yeteneksizlikleriyle orantılı olarak yükselseler sizi temin ederim ki dünya şimdiki gibi dönmez. Bu cümlenin anlamı yeteneksizlerin en tepede olduğu değil, hiçbir şeyin insan gerçekliğinden daha sert ve adaletsiz olmadığıdır.
İnsanlar yıldızların peşinden koştuklarını sanırlar ama sonları bir kavanozun içindeki kırmızı balığa benzer. Zekalarını karlı kılmaya, öğrenimlerini bir arpalığa çevirip limon gibi sıkmaya ve seçkin biri olmaya çabalanmış bir gençlik; sonra da umutlarının sonucunun niçin bu kafar nafile bir yaşam olduğunu şaşkınlık içinde sormakla geçen bir ömür.
İnsan mutluyken mutlu olduğunu bilmez. Yıllar sonra çocukken mutlu olduğuma karar verdim. Mutsuzluktan hiçbir şey yapamaz olunca, mutluluğu düşünmeye başladım.
Batılıların sandığı gibi bizlerin burada Allahımıza o kadar bağlanmamızın nedeni, o kadar yoksul olmamız değil, bu dünyada ne işimiz olduğunu ve öteki dünyada neler olacağını herkesten çok merak etmemizdir.