Ah sevgili martı Jonathan... Sanırım bu kitap beni ana fikrinden çok daha başka bir yöne sürükledi. Yazarın utana sıkıla, çekinerek yazdığı 4. bölüm sayesinde bambaşka bir ders çıkardım bu kitaptan. Belki anlatılandan, anlatılmak istenenden, hatta yazarın böyle bir anlam çıkarılmasını dahi istemediği bir sonuca vardım ama ben kutsal olarak gördüğümüz kimi mitolojik, kültürel, tarihi ve dini imgelerin insanlığın sıradanlığını örtbas etmek için oluşturduğu ürünler olarak görmeye başladım. Bilmiyorum belki de bu fikirle nereye varacağımı çözemeyeceğim. Her deneyim ve öğrenimin kutsal olduğunu öğrendiğim bu kitaptaki ve yazarımızın kitabın başında atfettiği gibi, "içimizde yaşan gerçek Martı Jonathan'lara..."
Hayatım boyu açıp açıp okuyacağım, anlamak isteyene onlarca ders veren bir eser.