Öfkeniz… Neden, neden bana bu kadar öfkelisiniz? Sizi umutsuzca seviyorum, biliyorum ki bundan sonra bin kat daha fazla seveceğim. Eğer sizi öldürürsem, kendimi de öldürmeliyim. Kendimi olduğunca geç öldürmeliyim ki sissiz olmanın katlanılmaz acısını daha uzun süre çekebileyim. İnanılmaz olan ne biliyor musunuz? Sizi her gün daha fazla seviyorum, sanki bu mümkün olabilirmiş gibi!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bana gülümsüyormuş gibi gelen yarı aralık dudaklarına bakıp “Kollarımda uyuyan Küçük Prens’te beni böylesine duygulandıran, bir çiçeğe olan bağlılığıdır. O uyurken bile lamba alevi gibi yüzünde ışıyan bir gül imgesidir beni böyle coşturan!” Onu daha bir kırılgan buldum. Lambaları iyi korumak gerek: Hafif bir esinti söndürebilir onları…
…Tek bir şey dışında hiçbir şey istememiştim, hiçbir şey: aşkın korumasına sığınmak. Kendimi yeniden bulmak, yitirdiğim benliğimi yeniden kazanmak. Küçük görülmeyen, aşağılanmayan, tersine saygın ve üstün tutulan, duyarak yaşayan bir insan olmak.