Bir narkotik köpeği ile bomba dedektörü olarak kullanılan köpeğin arasındaki en temel fark, aradıklarını bulduklarındaki davranış biçimidir. Biri, kazıp, eşeleyebilir, diğeri kendine ve çevresine zarar vermemek için yere yatıp, hareketsiz beklemelidir. Bir polis köpeğine hem bomba, hem de uyuşturucu aratılmamasının başlıca nedeni budur.
Hiçbir koku kalmayacak biçimde yıkanmış havlunun bir ucundan eğitimcinin, diğer ucundan köpeğin çekiştirmesiyle oynanan oyun, havluya sarılı uyuşturucuyla sürdürülürse, köpek havlu çekiştirmeyi onun kokusuyla bağdaştırır. Kısa sürede, o kokunun [uyuşturucunun] yerini bulursa, oyun oynayacağını öğrenir.
80’li yılların başında, polisin hastane ve dispanserlerden aldırarak kuruma getirdiği kanlarda sıklıkla alkol çıkar, sürücüler ise ısrarla alkol almadıklarını ifade ederdi. Meğerse, kanı alanlar, iğnenin batacağı yeri alkollü pamukla siler, alkol de buharlaşarak enjektöre dolan kana karışırmış. Nerede hata yapıldığını çözmek, birkaç ayımızı almıştı.