Kimsenin patronluk taslamasını çekecek değildi. Buraya okulculuk oynamaya gelmemişti. Yapacağı şeyler vardı. İki yıllık üniversite hayatını, hızla tamamlayıp kurtulması gereken bir evre olarak görüyordu. Hayata atılmalı ve kendini yukarı çekmeliydi.
Omzuma parmağını bir dokunsan, damarlarında bir ateş dolanır gibi olur. Bedenimin en ufak bir yerini elde etmekle bir ülkeyi fethetmenin sevincinden daha ateşlisini duyarsın! Uzat dudaklarını! Yüreğinde eriyecek bir meyve tadı vardır öpüşlerimin! Ah! Nasıl yitirirsin kendini saçlarımın arasında, göğsümü koklar, her yanıma ayrı bir şaşkınlıkla bakarsın nasıl, yakar seni gözbebeklerim kollarımın arasında, su çevrimlerine kapılmış gibi...