"Bana nasıl baktı... Nasıl, nasıl, nasıl yarabbim... Ya sesi, nasıl gönül alan bir edayla doluydu. Ah bu kadınlık!.. Bu sevdiği erkeği mutlu etmek ihtiyacı nasıl beni harap ve perişan ediyor... Acaba onun saadeti için yeterli miyim? Ve o benimle yetinir mi?"
"Yarın sabah erkenden gidecek, bilmeyecek, düşünmeyecek ki burada on dokuz senelik mahpus, gizli aşk duyguları ve şevkle kendisi için çırpınan bir genç kız vardır. Bunu bilmeyecek, şüphe etmeyecek, şüphe etmeden öyle, öyle uzaklaşacak... Bu ne kadar acı!.."
"... bütün gençliğimi kendisi için süslediğim erkek, iyi huylarına karşı kalbimde çiçek açan heyecanların, nihayet bütün güzelliklerin huzurunda varlığımı sarsan emel tufanlarının doğuş sebebi olan erkek..."
"Şimdi, artık şimdi beklemek elimde değil, şimdi de kendime layık bir kimse bulamamak elemiyle sızlıyorum. Ben de sevmek, sevilmek, sevdiğimin okşamasıyla, onun hitabıyla titremek istiyorum."
"Sevmedim, çünkü şimdiye kadar kendime layık bir kimseye rast gelmedim; sonra... aramadım da, çünkü yaşadığım çevrede kendime layık bir adam bulanacağına ihtimal veremiyordum."