Bazı kokulara aşılamaz zaafım var:
Tandırdan yeni çıkan ekmek kokusuna mesela,
Ya da yeni biçilmiş çimen kokusuna..
Hiç olmadı yağmurdan sonraki toprak kokusuna;
Ama en çok, en çok sevdiğimin kokusuna zaafım var. <3
Leylâ ile Mecnûn mesnevisi... Fuzûlî'nin en önemli eseri. Zamanında okuduğum, edebiyat öğrencisi olmama rağmen (laf aramızda divan edebiyatını pek sevmem) okudukça sıkıldığım bir mesnevi. Sizler de orijinal metni sıkıcı buluyorsanız tam bu noktada tavsiyemdir size İskender Pala. Başta tereddütle satın almıştım kitabı. Ya bu da sıkıcıysa diye... Ancak İskender Pala'nın dili o kadar güzel o kadar yumuşak ki... bir oturuşta akıyor kitap. Bir anda Mecnûn ile dağlarda buluyorsun kendini.. Veyahut Leylâ ile Mecnûn'un gelmesini dört gözle bekliyorsun. Bu kitap bana Leylâ ve Mecnûn'un hikâyesini sevdirdi.. Tavsiyemdir bu aşk hikâyesini bir de İskender Pala'dan okuyun lütfen.. Eminim pişman olmayacaksınız. :)