Eda Aktürk

Eda Aktürk

, bir kitap okudu
Puan vermedi·428 syf.·
23 günde okudu
·
2018 42. kitabı
Arthur Schopenhauer
7.6/10 · 71 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Rahme düşmesi bir suç, doğumu bir ceza, hayatı bir meşakkat ve ölümü bir gereklilik iken insan nasıl vakur bir varlık olacaktı.
kişisel olmayan ilgiler
Bazılarının yaptığı gibi, talihsizlikten en son damlasına kadar üzüntü çıkarmayı amaç edinmek, duygusallıktan başka birşey değildir. ... Yeterince hareketli ve istekli olan birisi, yitirdiği her ilgi karşılığında başkasını bularak bütün talihsizliklerini alt edebilir ;dünya bir kayıpla yıkılacak kadar küçük değildir. Bir, hatta bir çok kayıp sonucu yenilgiye uğramış olmak, duyarlılık olarak tanımlanıp hayran olunacak birşey değil, canlılık göstermekte başarısız olunduğu için küçümsenecek bir şeydir. Bütün sevgilerimiz,sevdiklerimizi het an yere serebilecek olan ölümün insafına bağlıdır. Şu halde hayatımız, bir tek kazayla anlamını ve amacını yitirecek derecede darlaştırılmamış olmalıdır.
Sayfa 168·Kitabı okudu
çaba ve kabullenme
Üzüntülerin baskısından kurtulmuş bir insan;hayatın, endişe edip durduğu günlerdekinden çok daha sevinçli bir iş olduğunu görecektir. Daha önce sinirine dokunan dostları artık yalnızca eğlendirici gelecektir. Bay A.., Aynaroz Kadısı 'nın öyküsünü üç yüz kırk yedinci kez anlatırken, bu yasayı aklında iyi tutmuş olmasından hoşlanarak bir öykü de kendisi anlatıp konuyu değiştirmeye kalkışmayacaktır. Sabah erkenden treni yakalamak için koştururken ayakkabısının bağı kopacak olursa, uygun küfürleri savurduktan sonra, bu olayın evrensel açıdan pek o kadar önemli olmadığını düşünecektir. Tam evlenme teklifinde bulunacağı sırada, can sıkıcı bir komşunun çıkabilmesi karşısında, böyle bir felaketin Adem dışında her insanın başına gelebileceğini, Adem'in bile güçlükle karşılaşmış olduğunu anımsayacaktır. Garip benzetmeler ve hoş yakıştırmalar yardımıyla küçük tedirginliklerden avuntular çıkarmanın sayısız yolları vardır.
Okuduğum kitaplarından melankolik olduğu kanısına vardığım Amerikalı büyük yazarlardan birisiyle tanışmamı anımsıyorum. O sırada radyo beyzbol maçlarını vermekteydi; adam beni, edebiyatı ve bütün dertlerini bir kenara itip, tuttuğu takımın yenmesi şerefine bir çığlık attı. Bu olaydan sonra artık onun kitaplarını, kahramanlarının başına gelenlere üzülmeden okuyabiliyorum.