İnanılmaz bir tedirginlik içindeydi Hasan. Bu yüzden kendini kuşlara, böceklere vermişti. Şu dünyada sarılacak bir canlı, tutunacak bir dal arıyordu. Hasan, olan biteni hiç kimseye anlatamıyordu; öldürseler de söyleyemezdi. Her yandan kuşatılmıştı; dört bir yanı sarmışlardı. Ne yapsa, nereye gitse, bu kuşatmadan bir türlü kurtulamıyordu. Başını taştan taşa vuruyor, kendisini saran demir halkanın içinden bir türlü çıkamıyordu.