Fazla iyi biridir o. Başkalarının hep iyi yönlerini görmek ister ve bazen de bunun için düş kırıklığına uğramayacağını umarak onlara güvenme yolunu seçer, ama yine de uğrar."
"Hiç de bir şey söylemek zorunda değilsin,"
diyor. "Yapmak zorunda olmadığın bir şey olarak hatırla bunu daima. Çoğu insan sırf bulunmaz bir hiçbir şey söylememe fırsatını kaçırdığı için çok şey kaybetmiştir."
Tası suya daldırıp dudaklarıma götürüyorum.
Su daha önce hiç içmediğim kadar soğuk ve temiz: Babamın bırakıp gidişinin tadı var suda; hiç orada olmayışının, gittikten sonra bana ait hiçbir şeyin olmayışının tadı.
Aslında içıne kapanık insanlar duygularının ve acılarının dürüst bir biçımde tartışılmasına, dışa açık insanlardan daha fazla ihtıyaç duyar. En katı görünen sofu bile sonuç olarak insandır ve onların ruhlarının "sessiz denizi" ne cesaret ve iyi niyetle "dalmak" genellikle onlarla zorunluluklarının önceliği konusunu tartışmak anlamına gelir.