İlk karşılaşma ânında öğretmeninden korkan, çekinen, sinen öğrencinin beyni, öğrenmeye ânında kapanır. O öğrenci, öğretmenin gözünde yok olmaya, görülmemeye çalışır.
Öğretmen, kendi iç çocuğuyla ne kadar barışık ise öğrencinin kalbi o kadar zenginleşir ve öğrenci kendine, yaşama güven duyan bir insan olmaya doğru evrilmeye başlar.
İçinde utanca boğulmuş iç çocuğu olan kimse asık suratlı, bıkkın, gergin, kaygılı, umutsuz ve öfke doludur. Bu kişinin öğretmen olması topluma yapılabilecek en büyük kötülüktür.