Ayıplama, utandırma, azarlama ve korkutmayla yetiştirilenlerin iç çocuğu kendini değersiz, güvenilmez, sevilmeye layık olmayan, ötekileştiriİmiş biri olarak görür.
Öğretmenin içindeki çocukla tanışması çok daha önemli. Öğretmenin mış gibi yetişkin olma lüksü yok; böyle bir durum, öğrenciler için ve toplumun geleceği için çok tehlikeli.
Korku Kültürü içinde yetiştirilmiş biri, ne yazık ki, kendine saygılı biri olarak büyüyemiyor. O nedenle çok yalan söyleyebiliyor. Böylesine kolay yalan söyleyebilen bir öğretmen çocukları eğitemez, tam aksine ezer, bozar, yozlaştırır.