8/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 00:04
Güzel Çirkin, Alice Feeney’den okuduğum dördüncü kitap, genel itibariyle de son yıllarda kalemini sevdiğim bir yazar kendisi. Bu kitapta da son ana kadar merak duygusunu canlı tutan bir kurgu vardı. Yazar Grady ve eşi Abby’nin mutlu bir evlilikleri vardır, Grady’nin son kitabıyla ilgili kutlama yapacakları gece Abby birdenbire ortadan kaybolur. Grady uzun süre Abby’den hiçbir haber alamaz, hala bir yerlerde sağ mı yoksa ölü mü onu bile öğrenemez. Geçen bir yıllık sürede Grady bu kederle mücadele ederken temsilcisi tarafından uyarılır çünkü hayatını devam ettirebilmesi için yazmaya devam etmek zorundadır. Böylece ona çok az nüfuslu, sessiz ve dolayısıyla yazmasına olanak sağlayacak İskoçya’daki Amberly Adasına gitmesini önerir. Buna ihtiyacı olduğunu düşünen Grady yola koyulur, her şeyin yoluna gireceğine düşünmeye başladığı sırada feribotta tıpkı eşine benzeyen bir kadına rastlar. Adaya vardığında ise tek garipliğin bu olmadığını, Amberly’nin pek çok sır ve tuhaf olay barındırdığını gün geçtikçe fark eder. Kısacası; oldukça sürükleyici, merak duygusunu sürekli diri tutan ve finaliyle şaşırtmayı başaran bir kitaptı. Son zamanlardaki okuma durgunluğuma da ilaç gibi geldi. Gizem ve psikolojik gerilim sevenlere gönül rahatlığıyla öneririm. “Kimse bunun kolay olduğunu söyleyemez ama aşk daima uğruna savaşmaya değer, değil mi? Bence uğruna savaşmaya değer tek şey bu."
Edebiyat
Güzel ÇirkinAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20252,011 okunma
Bugüne kadar kırılmasın diye başkalarının üzerine titrediğimiz kadar, kendi kalbimizi koruyabildik mi? Bugün hayatta en çok ihmal ettiğimiz kişiyle, yani kendimizle yüzleşme vakti: Kendimden Özür Dilerim / Miraç Çağrı Aktaş Konusu: Fazla iyi niyet, insanı kendinden özür dilemeye mecbur bırakır. Öyle zamanlar yaşadım ki ne konuşarak anlatabildim kendimi ne de suskunluğum karşılık buldu. Şimdi geçmişe dönüp şöyle bir bakıyorum da kimler için yormuşum kendimi... Herkesin “o alışkın, o halleder, o affeder” dediği kişi olmuşum da bir tek kendime zor gelmişim. Herkesin her şeyi olmuşum da bir tek kendimi hayatın içinde unutmuşum. İnsan bunu çoğu zaman geç fark eder. Başkalarına iyi davranmayı erdem sanarak yaşar; anlar, tolere eder, susar ve sonunda taşar. Ama bir gün herkese gösterdiği anlayışı kendinden esirgediğini anlar. ​Bu kitap; bir suçlama ya da hesaplaşma değil. Kendini ihmal ettiğin yıllarla yüzleşme, kendi değerini yeniden hatırlama ve kendine geç kalmış bir özrü yerine koyma çağrısı. Çünkü bazen iyileşme, bir başkası bizi anladığında değil, kendi yaramıza ilk kez ciddiyetle dokunduğumuzda başlar. ​Belki okurken, yıllardır taşıdığın yüklerin sana ait olmadığını fark edeceksin. Ve belki de ilk defa, aynaya bakıp kendine şunu söyleyebileceksin: “Kendim... Sana geç kaldım. Özür dilerim.” Hayatınızda bir kez olsun aynanın karşısına geçip kendinizden samimi bir özür dilediniz mi?
İnceleme
Kendimden Özür DilerimMiraç Çağrı Aktaş · İndigo Kitap · 2026217 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi
Mükemmel çift olmak için çıktığınız yolda başınıza en fazla ne gelebilir ki? Mükemmel bir adada çiftlerin kazanmak için katıldığı programın felaketler programına dönüşmesi çokta uzun sürmedi sanırım. Şimdi en başa dönüp kitabın konusuna şöyle bir bakalım o zaman. Hayatının yolunda gitmediği bir dönemde Lyla, sevgilisi Nico’nun kariyeri için Overeasy denen ve mükemmel çifti bulmak için yarışıcakları programa katılmayı kabul eder. Yarışıcakları cennet gibi adaya varan toplam beş çift bazı küçük detayları farketselerde çokta takılmazlar. Lyla anlaştıkları gibi iki hafta içinde elenicek, Nico ise bu programla kariyerinde bir çıkış yapacaktır. Lakin hiçbir şey planlandığı gibi gitmedi. Nico ilk günlerde hemen elendi, Lyla ise ilişkisinin aldığı hasarla yarışmaya devam edecekti. İşler tamda bu noktadan sonra değişmeye başladı. Beklenmedik bir fırtına tüm adayı vurdu. Sarsıcı fırtınanın olduğu gece hayatta kalmaya çalışan yarışmacılar, ertesi gün teknenin yokluğuyla da yüzleşmek zorunda kaldılar. Artık yıkık dökük adada tek başlarına hayatta kalma mücadelesi vermek zorundaydılar. Onları bulmak için kimsenin gelmeyeceğini anladıklarında ise işler çirkinleşmeye başladı ve zamanla tek savaştıkları açlık, susuzluk olmayacak birbirleriylede savaşmaya başlayacaklardı. Çünkü potansiyel bir katille aynı adada yaşam savaşı vermek onlar için en büyük zorluk olacaktı. Her sırrın bir gün açığa çıkmak gibi bir huyu vardır. Sizce kimler hayatta kalacak? Ya da doğru soru birileri onları bulmaya gelecek miydi? Adada ne gibi zorluklarla mücadele edecekler? Ve en önemlisi bu programa katılım sağlayan çiftler öylesine mi seçilmişti yoksa bir bağlantıları var mıydı?
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 202678 okunma
Puan vermedi·191 syf.··
2026 62. kitabı
"Solucandan en büyük memeliye dek, her canlı varlığın kendine özgü bir zekası bulunduğunu, her hayvanın biricik olduğunu bulguluyoruz. Dolayısıyla artık, salt insana özgü olmadığı ortaya çıkan düşüncenin daha omurgasızlarda bile var olduğu anlaşılıyor; güzellik duygusunun, bilincin, acı çekme yetisinin, kendi kendisiyle barışma, korku ve haz duyabilme yeteneğinin, herhangi bir toplumsal kümede kendine bir hedef tahtası seçmenin ya da başka türlerle iletişim kurmanın hayvan dünyasında da var olduğu görülüyor." İnsanlar kendini tüm hayvanlardan daha üst bir cins olarak görse de; bence üstün olan tek yeteneği, yok etme yeteneği! Yaşam zincirini bu yok etmelerle ne kadar bozduğunu ve kendi sonunu hazırladığını bir gün fark eder mi insancıklar, pek ümidim yok. Bana çok şey öğreten, bildiklerimi de güçlü şekilde pekiştirmemi sağlayan bu kitabı çok severek okudum.
1000Kitap
Hayvanların En Güzel TarihiPascal Picq · İş Bankası Kültür Yayınları · 2003184 okunma
8/10
·456 syf.··
2026 62. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 15:35
Adının hakkını vererek kaos dolu, eğlenceli ve oldukça kaliteli bir kitaptı beklentilerimi aşarak zirveye tırmandı resmen okurken o kadar eğlendim ki anlatamam şimdi hemen konusuna geçiyorum. Küçük bir köyde yaşayan Elbis onu büyüten şifacıyla birlikte yaşayarak bitkilerle şifalı iksirler yapmasına yardım eder, boş vakitlerinde de köye gelen zenginleri dolandırmanın yollarını arayarak gününü gün eder. Yine bir gün Oro Ana’nın ondan istediklerini almak için ormana girdiğinde başına hiç beklemediği şeyler gelir ve bir tilkiyi kurtarıp peşlerine düşen avcılardan kaçarken kendisini Nyxhaven Akademisi’nde bulur. Yüzyıllar önce soylarının tükendiği bilinen özel ırkların gittiği bu akademide sıradan bir insan olduğunu saklayarak ortama ayak uydurmak zorunda kalmasıyla maceramız başlar. Akademide geçen kitaplara gerçekten bayılıyorum. Birbirinden farklı insanların, canavarların bir araya gelerek eğitim almasını, güçlü dostluklar kurarken aynı zamanda düşman kazanmalarını okumak beni zevkten dört köşe ediyor burada da Elbis akademiye adım atar atmaz ilk dostuyla yani oda arkadaşı Viktor’la tanışıyor. Bir yandan insan olduğunu gizlemeye çalışırken bir yandan da ortama ayak uydurmaya çalışırken en büyük yardımcısı da Viktor oluyor. Aralarına dünyalar güzeli bir siren olan Lenora’da katılınca güzel bir arkadaş grubu oluşturuyorlar. Birlikte derslere giriyor, onlardan nefret eden zorbalarla hep beraber mücadele ediyorlar. Tabi bu sırada dünyaya dair bilgilerde bize veriliyor 7 tanrıdan ve her şeyi birbirine karıştırarak ortalığı kaosa boğan Kaos Tanrısı’nın da varlığına dair bir şeyler öğreniyoruz. Bu sırada okulda bazı öğrenciler kaybolmaya başlıyor ve okul yönetimi bunları örtbas ederek öğrencilerin eve döndüğünü söylüyor ama Elbis ve arkadaşları bunu yer mi? Yemez.
Kaos TanrısıD. S. Yon · İndigo Kitap · 202621 okunma
9/10
·368 syf.·
2026 58. kitabı
🫆SENİ BULACAĞIM #harlancoben Görmek yeteri kadar sağlam bir kanıt mıdır ölümü kabullenmek için? Gözüyle gördüğünden aldanır mı insan? Merhaba sevgili okur Harlan Coben'in kaleme aldığı şahane bir polisiye gerilim romanı olan #IWillFindYou nun yorumu ile karşınızdayım. Boston'da hukuk profesörü olan David Burroughs, üç yaşındaki oğlu Matthew'i beyzbol sopasıyla öldürmekten, güçlü adli tıp ve tanık delilleriyle suçlu bulunur. Maine'deki Briggs Cezaevi'nde hapsedilen Burroughs, ömür boyu hapis cezasına çarptırılır. David, masumiyetini savunmaya devam etsede 5 yıl boyunca asla ziyaretçi kabul etmez. Beş yıl sonra, eski baldızı ve eski bir gazeteci olan Rachel Mills onu ziyaret eder ve ona Six Flags'te çekilmiş, arka planda belirgin bir doğum lekesiyle tanınabilen daha büyük bir Matthew'in olduğu görünen yeni bir fotoğraf gösterir. David fotoğrafı görür görmez, oğlunun nerede olduğunu bulmak için hapishaneden kaçmayı planlamaya başlar. Matthew hâlâ hayatta mı? Eğer öyleyse, kimin cesedini gömdüler? Eğer hayattaysa, Matthew şimdi nerede? Şimdi hayatı tehlikede, FBI ajanları ensesinde nefes alırken, David zamanla yarışarak ölüm kalım maratonuna başlar. Tek başına bir adam oğlunu bulup, çok tehlikeli insanlara karşı masumiyetini kanıtlayabilir mi? Ya gizemin ardındaki gerçek, kabul edilmesi daha şok edici ve inanılmazsa? İyi saklanmış sırlar ve evin içine yuva yapmış yalanlar, yazarın şaşırtıcı dehasıyla birleştiğinde çığ gibi büyüyen gerilim, kitap bittiğinde dahi devam ediyor.  Diziyi izlerken ya da kitabı okurken sadece şu soruyu soruyorsun NEDEN ? Bu adam ya da çocukla derdiniz neydi? Bunca olayın arkasında kim var ? Gerçekler sizi cidden sarsacak Hiç beklemediğiniz yerde şok olacaksınız ️Israrla tavsiyedir önce kitap sonra diziçok beğendim
Polisiye / Gerilim
I Will Find You "Seni Bulacağım"Harlan Coben · Otantik Kitap · 2025125 okunma