İnsanın çocukları varsa sadece onların yüzüne bakıp yediklerini seyrettikçe doyar karnı, keşke çocuklar da ana babalarının yüzlerine bakıp duysalardı, birbirimize baka baka yok olmak kaderimiz.
İnsanlar neden konuşuyorlar, gözleri kör. bir elde terazi. bir elde kılıç ne beklenebilir, hal bõyleyken sargı bezi olabilir mi yarayı saracak tartıyı denetleyecek kimse olabilir mi ya da kim bileyip kılıcı sonra da mahkum olan ya da aklanan adama soracak karardan memnun olup olmadığını. Kutsal Engizisyon Kurulu'nun verdiği kararları kastediyoruz, kurnazcadır bu kararlar. kurul teraziye tercih eder zeytin dalını, keskin kılıca tercih eder kör ve nazik bıçağı. Bu zeytin dalı barışın dalı değil, açık ki bu, olum ateşini besleyen dallardan biri, ya bıçaklayacağım seni ya da yakacağım, öyleyse hazır kanun diye bir şey yokken, kafirliğinden kuşkulandığım kadını bıçaklayayım hakkın rahmetine kavuşmuş imanlıyı onurlandıracağıma, tüm mesele adam öldürmeyi mazur görecek koruyucular bulmak, ve bu arada teraziye konacak bin akce, ki sirf bu vüzden tutar Adalet teraziyi elinde. Varsın zencilerle serseriler cezaya çarptırılsın, aleme ibret olurlar, soylu ve onurlu kimseler de övülsün. sorulmasın vergi ödeyip ödemedikleri, istenmesin onlardan vergi, peşlerini bırakın, öfkeleri yatışsın ve davalar hâlâ sürerken, malum belli ufak tefek aksaklıklar asla giderilemez.