Bu gemi ne zamandır burada Çoktan boşaltmış yükünü Gece de olmuş, rıhtım da bomboş Mavi suyun düşünü uyutur bir tayfa Arkada, güvertede Ah, neresinden baksam sessizlik gene. Yürürüm usuldan, girerim bir meyhaneye İçerde üç beş kişi Yalnızlık üç beş kişi Bir kadeh rakı söylerim kendime Bir kadeh rakı daha söylerim kendime -Söyle be! ne zamandır burda bu gemi -Denizin değil hüznün üstünde Belki yarın gidecek Bir anı gelecek bir başka anının yerine. İnsan bazan ağlamaz mı bakıp bakıp kendine.
Sayfa 152 - BU GEMi NE ZAMANDIR BURADA·Kitabı okuyor
Sarılıp gövdesine sımsıkı Bir kadın kendini doğurabilir isterse.
Sayfa 151·Kitabı okuyor
Reklam
Gene söylüyorum, değilim 'bir aşk kırgını' ben Yüzüme sindi çoktan gözlerinin rengi Bir güneş yanığı gibi yüzüme Denizlerdir şimdi gözyaşları, iççekmeleri de Saçları uzanıp yattığım çimenlerdir Ağzımda bir sap çiçekle Bulutlardır bir inip bir yükselen karnı Doğadır artık o, doğaldır Kaynaşıp yitmiştir doğayla bu küçük gövde Bulamaz ölüm onu Bulamam yanyana gelsek bile ben de.
Sayfa 147 - Bilmezsin Bu Yolları Sen·Kitabı okuyor
Yemin ederim 'bir aşk kırgını' değilim Yeni diller, yeni anlamlar öğrenmeye çıktım ben Tam üç yıldır beklediğim kadını İnanın bir daha görmek istemem.
Sayfa 146·Kitabı okuyor
Kimse bir gün gözlerimi sevmeyecek, biliyorum Kimse bir gün kimseyi sevmeyecek korkuyorum
Kendimi saklıyorum ya, bir yığın ölüden gelen kendimi...
Reklam
Reklam