Bu gemi ne zamandır burada
Çoktan boşaltmış yükünü
Gece de olmuş, rıhtım da bomboş
Mavi suyun düşünü uyutur bir tayfa
Arkada, güvertede
Ah, neresinden baksam sessizlik gene.
Yürürüm usuldan, girerim bir meyhaneye
İçerde üç beş kişi
Yalnızlık üç beş kişi
Bir kadeh rakı söylerim kendime
Bir kadeh rakı daha söylerim kendime
-Söyle be! ne zamandır burda bu gemi
-Denizin değil hüznün üstünde
Belki yarın gidecek
Bir anı gelecek bir başka anının yerine.
İnsan bazan ağlamaz mı bakıp bakıp kendine.
Sayfa 152 - BU GEMi NE ZAMANDIR BURADA·Kitabı okuyor
Gene söylüyorum, değilim 'bir aşk kırgını' ben
Yüzüme sindi çoktan gözlerinin rengi
Bir güneş yanığı gibi yüzüme
Denizlerdir şimdi gözyaşları, iççekmeleri de
Saçları uzanıp yattığım çimenlerdir
Ağzımda bir sap çiçekle
Bulutlardır bir inip bir yükselen karnı
Doğadır artık o, doğaldır
Kaynaşıp yitmiştir doğayla bu küçük gövde
Bulamaz ölüm onu
Bulamam yanyana gelsek bile ben de.