''Arzular yol değiştirip de böyle bir hedefe yöneldiler mi, gerçek aşk ışıklarının göğe doğru daha ağır yükselmeleri gerekiyor. Fakat değerimizin karşılığını ölçebilmek de bizim sevincimizin bir parçasıdır, çünkü ne ektikse onu biçtiğimizi görüyoruz."
"Tanrı'nın kâinatı yaratırken cömertçe dağıttığı şeyler arasında, lütfuna en yakışan ve en fazla kıymet verdiği şey, istemek yetisidir. Yalnız zekaları olan yaratıklara istemek yetisi verilmiş ve verilmektedir."
Şunu iyice anlıyorum: her gerçeğin kaynağı olan gerçekle aydınlanmadıkça zekamız asla yatışmıyor. Gerçeğe erişir erişmez, tıpkı inine çekilip yatan bir hayvan gibi, bizim zekamız da öylece duruluyor. İsterse ona erişebilir. Yoksa arzularımız boşuna çırpınıp duracaktır...