Bir kızılgergedan öldüğünde, farkeder mi kimse Sabahların daha sessiz olduğunu? When a robin dies, does anybody notice quiter mornings? Bu Haiku (Japon Şiiri), Budist dergisi olan Tricyle tarafından düzenlenen Haiku Challenge’ın Mart ayı kazananı oldu. Her ay yüzlerce başvuru arasından seçilen şiirler, doğaya dikkatle bakmanın ve sıradan anlarda saklı olanı farketmenin bir örneği olarak ortaya çıkıyor. İşte yeni bir heyecanım, yeni bir merakım oldu ☺️ Haiku Şiirleri yazabilmek ve Haiku Challeng’a katılabilmek 🌿. Dikkat ederseniz, cümlemde “amacım oldu” demedim. Saf bir merak ve heyecan hatta sevinçten söz ediyorum. Bence mutluluk budur.
Şiir
Allah'ım sana havale ediyorum. Sen görüyorsun. Sen biliyorsun. Sen duyuyorsun. Hâkim olarak sen yetersin..
Reklam
Bir kitabı yarım bırakmaya karar verdikten sonra, o sırada okuduğum diğer kitaba dönünce beni karşılayan o müthiş paragraf👏🏻 (yarım bıraktığım kitaba devam ediyorum)
1K
GİDEN AMA BİTMEYEN
İnsan birini kaybedince,eğer o kişi hâlâ bir yerlerde nefes alıyorsa… acının bir sınırı olmuyor. Ölüm gibi değil bu. Bir mezarın yok başında ağlayabileceğim. Bir vedanın yok,kapanmış bir hikâyenin kesinliği yok. Sen… sadece yoksun. Ama varsın da. İşte en çok bu yoruyor beni. Seni bir şehirde yürürken hayal ediyorum bazen. Belki bir kafede oturuyorsun,belki birine gülüyorsun. Belki benimle sustuğun cümleleri,şimdi başkasına kuruyorsun. Bu ihtimaller… İnsanı içten içe kemiren sessiz canavarlar gibi. Ve ben her gece,aynı sorunun içinde kayboluyorum: "Ben bunu kendime de sana da neden yaptım? Neden engel olmadım,neden susturamadım pas tutmuş bu yüreğimin sesini ... neden? Bir insan,birini bırakıp gidecek noktaya mecburiyetin o soğuk duvarlarını yıkarak gelir. Anladım... Peki ya sevgi azalır mı… yoksa sadece bir gün,bir taraf susmayı mı seçer? Sen sustun. Ben hâlâ konuşuyorum… ama sadece kendi içimde. Çünkü sana ulaşmanın hiçbir yolu yok artık. Ne bir mesaj, ne bir ses, ne de bir “nasılsın” ihtimali… Beni en çok yoran şey sensizlik değil aslında. Alışabilirdim belki. Ama bu… Bu yarım kalmışlık hissi…
Aşk
Ve kim tevbe etmezse işte onlar zalimlerdir. “Kim tevbe etmezse işte onlar zalimlerdir.”(Hucurât, suresi 11) Bu ayette Allah, kullarını iki kategoriye ayırır: Tevbe edenler ve zalimler. Üçüncü bir kategori zikredilmemiştir. Tevbe etmeyen kimseyi “zalim” olarak nitelemiştir. Çünkü Rabbi’ni ve onun üzerindeki hakkını bilmemek, kendi nefsinin kusurlarını ve eylemlerinin zararlarını görmemek, en büyük zulümdür. “Ey insanlar! Allah’a tevbe edin. Çünkü ben, günde yetmiş defadan fazla O’na tevbe ediyorum.” (Buhârî, 6307.)
Din
Bazı hikâyeler vardır… başlaması hatadır, bitmesi ise imkânsız. Bizimki öyleydi. Ne tam anlamıyla başlayabildik, ne de gerçekten bitebildik. Aradan geçen zaman… hayatın üzerimize örttüğü bütün o “doğrular”… hiçbiri seni içimden silemedi, Sadece… seni sessizliğe dönüştürdü. İnsan zamanla alışıyor sanıyor. Eksik yaşamaya,yarım kalmaya,susmaya… Ama alışmak… unutmak değilmiş. Bunu en iyi ben öğrendim. Bir gün… her şeyin bittiğini anladığım anda fark ettim: Sen hâlâ içimde konuşuyorsun. ("BEN DE SENİ SEVİYORUM"diyişin o ses tonun,kalbimin en ücra noktalarına işlenmiş,beynimde hiç durmadan esen bir rüzgar gibi ömür boyu benimle olacak) Bir cümlede, bir kitap sayfasında, bir şarkının en sessiz yerinde… Hep oradasın. Ve ben artık seni kovalamıyorum. Çünkü anladım… Bazı insanlar hayatına ait olmak için değil, sana kendini öğretmek için girer. Sen bana sevmeyi öğretmedin sadece. Kaybetmeyi de öğrettin.
Aşk
Reklam
Reklam