d.

Mutsuz zamanlarında her şey hakkında konuşabileceğiniz insanlar tanıyor olmak, bir mutluluktur. Samimi bir sohbet, sanki laf arasında, esas mesele haline gelmeden, ruhsal bir anlam kazandırır insana. Konuşmanın yardımı olur insana, susmanın değil; meğerki birbirini konuşmadan anlayan insanların suskunluğu olsun. Fikrî düzeyi yüksek bir konuşma olması gerekmez, havadan sudan sohbet de anlamlıdır. Her konuşma, ehemmiyetsiz de olsa, bir ilişkiye düğüm atar. Salt vuku buluşuyla bir anlam duygusuna beden verir.
Sayfa 76 - İletişim Yayınevi·Kitabı okudu
Reklam
Doğayla ilgili her temaşa ve her tecrübe, insana kuvvet devşirebileceği bir duyusal anlam aktarımı sağlar, zira açık ki her şey her şeyle bağlantılıdır doğada. Bir bahçeye bakmak veya sadece balkondaki veya pencere pervazındaki bir bitkiyle meşgul olmak, yardımcı olur insana, çünkü doğadaki oluş ve tükeniş döngüsü, modern kültürün süratle geçip giden düzçizgisel zamanına kıyasla, bir melankoliğin kendini daha fazla yurdunda hissedeceği bir zaman formunu temsil eder.
Sayfa 76 - İletişim Yayınevi·Kitabı okudu
Esastan acı veren bir şey, varoluşun aşılamaz yalnızlığıdır. Belki bu bilgiye insanlar her zaman vakıftılar ama benlik öne çıktığı oranda ağırlaşır bunun tecrübesi. Bu hayatı yaşayan benim, başkası değil. Mutsuz olmaya ve felakete doğru açılan uçuruma doğru bakmaya katlanacak olan, benim. Bu hayatı nihayetine vardıracak olan benim, başkası bunu benden devralamaz. Bütün ötesine dair daldığım düşünceler de benim düşüncelerimdir...
Sayfa 51 - İletişim Yayınevi·Kitabı okudu
Lakin acıları anlamlandırma biçimi değiştirilebilir. Hazzı hissedilebilir kılan zıtlık deneyimini sağlamaz mı acılar? Acıyı tanımasam, hazzın ne olduğunu nereden bilecektim? En yoğun mutluluk anları, acının dindiği anlar değil midir? Demin az kaldı bulanıklaşacak olan gerçekliğe ayna gibi berrak bir tanım getiren, acı değil midir? Hayata yeni bir yön vermeyi teşvik etmez mi? Ben ne yaptım, neyi belki yanlış yaptım? Benim için önemli olan nedir? Hangi insanlara itimat edebilirim? Bitip gittiğimde bu hayattan geriye ne kalacak? Aktaracağım ne var? Tabii acı olmadan da mümkündür, kendine sürekli yeni yön tayin etmek, ama pek kimse yapmaz bunu çünkü iş ciddiye binmiş değildir. İnsanların hayatlarına dair huzursuzluk duymaları için bir şeyin onları acıtması gerekir: İşte bunu mutsuzluğa borçluyuzdur.
Sayfa 30 - İletişim Yayınevi·Kitabı okudu
Seçme özgürlüğünün artması, sürekli tercihte bulunmanın ve bu tercihin sorumluluğunu üstlenmenin sıkıntısı büyür. Modern hayatın sunduğu imkânların çokluğu da mutsuz eder, çünkü hayat, şimdiye kadar hiç olmadığı kadar uzadıysa bile, bunların hepsini gerçekleştiremeyecek kadar kısadır. Mutluluğun trajedisi, modern mutluluk kavramının insanları sistematik olarak mutsuzluğa sürüklemesindedir.
Sayfa 29 - İletişim Yayınevi·Kitabı okudu
Reklam