Artık güneş yükselmişti, ağaçların arası ısınmıştı, sıcak bir koku vardı, ormanın her yanından sesler geliyordu; çarpan kanatların, eğilen dalların, kırılan sürgünlerin, çığlık atan şahinin, son nefesini veren tavşanın, çiçeklerin taç yapraklarına çarpan arıların sesleri. Otların arasından geçen karıncaların adımlarını duyuyordum, yürüdüğümüz patika yamaca doğru yükselmeye başlamıştı, burnumdan derin bir soluk aldım, hayat ne getirirse getirsin, ne kadar uzaklara gidersem gideyim bu yeri hep tam şimdi olduğu gibi hatırlayacağımı ve her zaman özleyeceğimi düşündüm.