Ne yapmak gerek peki? Sağlam bir arka mı bulmalıyım? Onu mu bellemeliyim? Bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi Önünde eğilerek efendimiz sanmak mı? Bilek gücü yerine dolanla tırmanmak mı? İstemem! Herkesin yaptığı şeyleri mi yapmalıyım Le Bret? Sonradan görmelere övgüler mi yazmalıyım? Bir bakanın yüzünü güldürmek için biraz şaklabanlık edip, Taklalar mı atmalıyım? İstemem! Eksik olsun! Her sabah kahvaltıda kurbağa mı yemeli? Sabah akşam dolaşıp pabuç mu eskitmeli? Onun bunun önünde hep boyun mu eğmeli? İstemem! Eksik olsun böyle bir şöhret! Eksik olsun! Ciğeri beş para etmezlere mi “yetenekli” demeli? Eleştiriden mi çekinmeli? “Adım Mercuré dergisinde geçse” diye mi sayıklamalı? İstemem! İstemem! Eksik olsun! Korkmak, tükenmek, bitmek… Şiir yazacak yerde eşe dosta gitmek. Dilekçeler yazarak içini ortaya dökmek?
“Varsın boyun olmasın bir söğütünki kadar. Yaprakların bulutlara erişmezse bir zararın mı var?”
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Tanrı’nın geleceği insanın gözlerinin önüne sermeye tenezzül ettiği güne kadar tüm insani bilgeliğin șu iki sözcükle ifade edileceğini asla unutmayın: beklemek ve umut etmek! Dostunuz, Edmond Dantès
Sayfa 764 - II. Cilt·Kitabı okudu
Alıntı
Her temas iz bırakır derler. Bir de tesiri vardır; ruhsal temas. Hakiki bir tesirin izi asla silinmez. Tesir eden; yüzyıllar önce ölmüş bir yazar, eski bir fotoğraftan sızan bir nazar bile olsa.
Sayfa 36 - Muhitkitap·Kitabı okuyor
“…bu dünyada ne mutluluk vardır, ne de mutsuzluk, sadece bir durumun öbürüyle kıyaslanması vardır, hepsi bu. Sonsuz mutluluğu hissetmeyi sağlayan da sonsuz acıyı çektiren de sadece budur, yaşamanın ne kadar güzel olduğunu öğrenebilmek için ölmeyi istemiş olmak gerekir Maximilien… Bu nedenle yaşayın ve mutlu olun yüreğimle sevdiğim çocuklanm ve Tanrının insana geleceğini açıklamaya kararı vereceği güne kadar tüm insan bilgeliğinin şu iki sözcükte saklı olduğunu hiç unutmayın: Beklemek ve umut etmek! Dostunuz, EDMOND DANTES, Monte Kristo Kontu”
Sayfa 1222·Kitabı okudu
Ahh benim de en sevdiklerimden…
Monte Cristo Kontunu önce çocuklar için kısaltılmış, sonra da tam haliyle olmak üzere iki kez okumuştum, en sevdiğim romanlardan biriydi. Haksızlığın, zorbalığın ve intikamın konu edildiği serüvenlere bayılır, onlara kendimi tamamen kaptırırdım ve içlerinde en sevdiğim de bu romanda konu edilen Edmond Dantès'ninkiydi.