Ben yalnızca olasılıkları ifade ediyorum. Ağzımdan çıkana kadar gerçek değiller, söylediğim zaman bir şekil kazanıyorlar. Ama bu onları gerçekleştireceğim anlamına gelmiyor. Aklıma daha iyi bir şey gelebilir. Söylediklerime bağlı değilim. Her şeyi bu denli harfi harfine alman benim sorunum değil.
Seçkin bir eyleminden ötürü yücelmiş insanların adlarını duyduğunuzda, yabancılarla karşılaşınca havlayan köpekler gibi havlıyorsunuz, zira kimsenin iyi görünmemesinin sizin için yararlı olduğunu düşünüyorsunuz, başkasının erdemi sizin tüm kusurlarınızı ayıplama anlamını taşıyor. Kıskançlık duyarak onların yüceliklerine kendi rezilliklerinizle kıyaslıyor ve kendinize ne büyük bir zarar vermeye kalkıştığınızı anlamıyorsunuz.
Dalgaların sürekli çarptığı bir kaya gibi ol: Sağlam,hareketsiz durur kaya ve yatıştırır etrafında suyun öfkesini. "Ne talihsizim ki bu benim başıma geldi". Hayır talihsiz değilsin, "Bu benim başıma geldiği için talihliyim, zira bana hiçbir zarar vermedi ve şu andaki, ya da gelecekteki yaşamım için de korkmuyorum." demeli. Çünkü herkesin başına talihsizlik gelebilir, ama herkes talihsizliği zarar görmeden atlatamaz. Öyleyse neden talihsizlik değil, talih olmasın?
İyiliğinize karşı koymayın, gerçeğe ulaşana dek, yüreğinizdeki ümidi besleyin ve gönüllü olarak daha iyi hedeflerin peşinde koşun, düşüncenizle ve duanızla kendinize yardımcı olun. Öyle ki insanlığın ortak refahına çalışan, karşısında Talihin çaresiz kaldığı bir insan, yenilmez bir şey olsun.