Ne de olsa ikimiz de iki-üç paragrafla geçiştirilemeyecek kadar zorlu bir çaba gösterdik aramızdaki ‘şey’i anlamak için. Bildik hiçbir şeye benzemiyor ki.
Suretten surete geçeceğiz
bambaşka olacak benliklerimiz
başka başka tenlere değecek tenlerimiz
gözlerimizin değdiği yerlerde olmayacak bizden parçalar
ve mutlak son gelecek
başkalaşacak tenlerimiz
Ellerimiz artık boş kalacak gerçekçilikten, esmer, belirgin yüze dokunamayacağız bir daha
parmaklarımız hep başka başka tenlerde arayacak gerçekçiliği
bulmuş gibi olacağız, neyi aradığımızı bilmeden
Sonra bir dal göreceğiz tutacağız onu sıkıca
köklerimizi ayıran o dalda süreceğiz yaşamı
kırılacağız bir zaman sonra,
ve güçte olsa bulacağız, birbirimizden birkaç parça…
Tamamlanması güç. Eda