Geleneksel süfilikte kadın, genel olarak "nefis" ve "dünya" ile özdeşleştirilmekte ve bir imtihan vesilesi olarak görülmektedir. Keza İbn Arabi, tasavvuf yoluna intisabının başlarında kadınlardan pek hoşlanmadığını belirtmektedir. İbn Arabî'nin anlattığına göre; kadınlara olan bu hoşnutsuzluğu uzun bir süre devam etmiş, daha sonra Resûlullah'ın (s.a.v), "Bana dünyadan üç şey sevdirildi: Kadın, güzel koku ve gözümün nuru namazda kılındı" hadisini öğrenince kadınlara olan olumsuz tutumu tamamen değişmiştir. Hatta İbn Arabi, kadınlara sevgi ve şefkat konusunda kendisinin en öne geçtiğini dile getirmiştir. Diğer taraftan İbn Arabi, Hz. Peygamber'in "bana sevdirildi" ifadesine dayanarak kadınlara olan bu sevginin ilâhi irade menşeli olduğunu söylemiştir.