Öyle bir yaşta idim ve öyle bir mizaçta idim ve çocukluğumda o kadar az oyun oynamıştım ve aldatmasını o kadar az öğrenmiştim ki , yalan bana suçların en ağırı gibi geliyordu ; ve bir yalan söylendiği zaman insanların değil, eşyanın bile buna nasıl tahammül ettiğine şaşırıyordum.
''Çoktan beri bir resminizi... Yeni bir eserinizi görmedik . Niçin? ''diye sordular.
''- Ben de bilmem . Bu günlerde hiç çalışamıyorum.''
İclal Hanım , duyarlı gönüller için neşe ve tatlılığı her zaman tehlikeli olan gülümseyişlerine devam ederek :
''- Zannederim yapmaktansa , yapılmış bir canlı tasvire tutkunsunuz.''