5/10
·198 syf.··
2026 16. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 18:37
Şöyle ki çok büyük beklentiyle başladım sonuçta dünya klasiği ama eeee oldum okurken. Bilinç akışıyla yazılmış bir sonraki sayfada ne anlatacağını asla çözemiyorsun o bakımdan yazım tarzını Yusuf Atılgan’a benzettim. O an aklına ne geldiyse onu yazmış yazar. Karakterle de çok bağ kuramadım ergen bir erkek sonuçta. Aynı böyle bir arkadaşım vardı hayatta ne yapacağını bilemezdi, her şeyden nefret edecek bir yön bulurdu i*tihar etti sonra. Bu karakterin de sonu öyle bitecek diye korkarak çevirdim sayfaları. En azından Holden hayatta sevdiklerinin yanında…
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,1bin okunma
6/10
·64 syf.··
2026 47. kitabı
2 gün önce okuyup puan vermeyi unuttuğum bugün puan verip bu sefer de inceleme girmeyi unuttuğum o kitap bu kitap arkadaşlar. Olalla gotik tarzda yazılmış kısa bir kitap. Normalde kısa kitaplarla da anlaşırım ama 50 sayfa mı 60 sayfa mı nesin ak be kardeşim ya. O kadar sıkıcıydı ki bitiremicem diye çok korktum. Konusuna gelirsek kafasını dinlemek için dağın başında bi evde kalmaya başlayan bir subayımız var. Bu ev de 3 kişilik bir aileye ait. (Unuttuğum ya da yanlış hatırladığım detaylar olabilir) bu aile de bir anne ve bir kızı bir oğlundan oluşuyor. Evin erkek kardeşi kaba saba asalak bi tip, anne de bi garip. Kızla yani Olalla ile de adam bi süre hiç karşılaşmıyor. Sonra karşılaşıyo ve aşık oluyo kıza. Böyle özetleyebilirim konusunu. Şimdi gelelim kitap hakkındaki düşüncelerime: 1. Abi bizim bu subayın herkese aşık olması nedir abi? İnsanın hiç mi standartı olmaz? 2. Sonda ne oldu hiçbi şey anlamadım. 3. Kitap niye bu kadar sığ? Yani (SPOILER!!!!!) ailenin vampir olduğu daha güzel işlenemez miydi? Anne bi kere subayı ısırdı biz vampir olduğunu anladık kız da kendisi de vampir diye subaya git dedi. EEEE YANİİİ??? Falan filan işte çok sevemedim ama nefret de etmedim. Kısa çerezlik oku geç bi kitaptı yani. Öyle derin bi şey de değil eğlenceli bi şey de değil.
OlallaRobert Louis Stevenson · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,6bin okunma
Reklam
10/10
·400 syf.··
2026 42. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 04:24
Selamlarrr Bu seriyi okumaya bayılıyorum. Serinin ilk kitabı hala favorim olsa da üçüncü kitap yani 'hesaplaşma' da onunla yarışır benim için. Bu kitabın ana karakterlerini zaten ilk kitaptan tanıyoruz. Ki ben asla çift olarak yazılmalarını beklemiyordum şok oldum. Çünkü ana karakterimiz Allie' nin zaten uzun soluklu bir ilişkisi vardı. Dean ise tek gecelik ilişkilerle hayatını sürdüren, her türlü fanteziye açık erkek karakterimiz. Ben özellikle seride en çok Dean' i merak ettim diyebilirim çünkü kitaplarda en sevdiğim şey çapkın adamı dize getiren o kızı okumak. Ve Dean' in hayatının içinden geçen de Allie oluyor. Nasıl mı? Üç yıllık sevgilisinden ayrılan Allie, adamla karşılaşmamak için arkadaşının sevgilisinin evine kafa dinlemeye gider. Çünkü onu orada rahatsız edecek kimse yoktur. Bommm fena tufaya geldik zira evde Dean vardır ve en bilindik özelliği düşmek bilmeyen libidosudur. Eeee boş ev, eski sevgiliden kaçan bir kadın ve kuduruk bir adam. Üstüne bir de içip dağıtınca kendilerini aynı yatakta bulurlar. Allie bir daha bunun tekrarlanmayacağını savunsa da Dean öyle bir etkiye girmiştir ki libidosu o günden sonra hiçbir kadına yükselmez. Ama Allie' nin ismi geçse tahrik olmaktadır. (Sen şimdi naneyi yemedin mi xjdjdj) Birkaç kez birlikte olsalar bunun geçeceğini düşünen ikilimiz aksi gibi birbirlerine daha çok bağlanırlar. Serinin en smut içerikli kitabıydı bana göre. İki karakter inanılmaz güzel birbirlerini tamamlıyordu. Ayrıca seride en sevdiğim şey hiç bir karakterin kasıntı olmaması. Keza yine aileleriyle falan tanışacaklarında inanılmaz keyifli ortam yaratıyorlar, çok doğallar bayılıyorum her birini okumaya. Ama özellikle serinin bu kitabında en sevdiğim şey Dean' in karakter gelişimi oldu diyebilirim. Herşeyi ile kaygısız olan adam önce kaybetmeyi yaşadı
HesaplaşmaElle Kennedy · Yabancı Yayınları · 20171,706 okunma
10/10
·114 syf.··
2026 10. kitabı
HAYATIM SATIŞ YAYINEVİ : PERSEUS YAYINEVİ YAZAR : MUSTAFA YILDIRIM SAYFA SAYISI : 114 PUANIM : 10 /10 Merhabalar.... Bugün #hayatımsatış kitabı ile geldim. Tam da iş hayatımda zorluklar yaşarken ve kendimi tükenmiş, yetersiz başarısız hissettiğim bu dönemde elime geçmiş olması bana o kadar iyi geldi ki sizlere anlatamam. Kitabın isminde kaynaklı sadece satış odaklı olduğunu düşünmeyin kesinlikle sadece satıcı odaklı bir kitap değil tamamen insanın hayatına dokunan. Ve her okurun kendinden bir şeyler bulacağı bir kitap. Kitapta bizi bekleyenlerden ufacık bahsedeyim; Amaç sadece ürünü satmak değil müşteriyi memnun etmek ve seni tavsiye etmesini sağlamak. Her müşteri kolay olmaya bilir ama o zor müşteriyide dinleyip isteklerine uygun bir şekilde yardımcı olmak bizim başarımız. Ve tabi ki ben tecrübeliyim ben bilirim dememek öğrenmeye açık olmak en önemli unsurlardan. Eeee sizlere birazda #alıntı lar ile anlatayım. "Unutma: sempati kurmadığın kalbe satış yapamazsın, insan kazanılmadan ürün satılmaz." "Unutma ki; satışta kulaklar ağzın önünde gider. Önce duy sonra dokun sonra sat." "Ve asıl oyun, ürün eldeyken değil, ürün eldeyken hala seni anıyorlarsa başlar." Her gün bir sınav her gün bir savaş. Yol uzun olabilir, yorucu olabilir ama hedefin varsa bir gün ulaşırsın. Hedefin yoksa, en hızlı koşan bile sadece döner durur. Çünkü insan, anlayış gördüğü yerde büyür. Ve kabul edildiği ortamda üretir.
Hayatım SatışMustafa Yıldırım · Perseus Yayınevi · 20254 okunma
Zaman Kaybı
1/10
·%49 (150/304 syf.)·
Ben kolay kolay bir kitabı yarım bırakmam. Ama okurken sürekli eeee ne oldu şimdi, bu mu yani dediğim bir kitaptı. Üzgünüm, konusu çok ilgimi çekmişti ama 200 sayfayı zor okudum. Parama da zamanıma da yazık oldu.
1000Kitap
Aşk ve Diğer KelimelerChristina Lauren · Yabancı Yayınları · 202578 okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2026 23. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 23:18
Kitap aslında ilk başta çok güzel başladı hikaye içinde hikaye gibi sürekli bir bilmece sürekli bir gizem ve akıllarda eeee ne olacak şimdi vardı. İlerledikçe bizleri farklı bir döneme ve konuya dahil etti.. İşte asıl şimdi başlıyor geçmiş gidince bazı yerler tekrara düştü sürekli aynı şeyler konuşuluyor gibi oldu merak ve heves düştü derken neyse ki sonunu toparlaya bilmiş sevgili yazarımız. Ama yine de akılda kalan milyonlarca soru sevdim mi sevmedim mi arasında kararsız kalsam da yine de iyi ki okudum diye bilirim. • Minicik konusundan bahsetmek istiyorum sizlere; kitabımız üç bölümden oluşuyor ilk bölümde Bünyamin adında bir yazar yaşadığı olaylar sonrası arkasına bakmadan ilk trene atlıyor ve yol onu Kars’a götürüyor. Burada yeni bir kitap yazmak için gelse de farklı olaylarla karşılaşıyor. İkinci bölümde ise Bünyamin’in Zencefil isimli 600 küsür yaşında ki papağan ile tanışması ile başlıyor boş asıl hikaye de böylelikle başlamış oluyor hayat bizle birden 18. Yüzyıla götürüyor ve Zencefilin anlattığı masalsı hikaye ile Hindistan’dan İstanbul’a uzanan bir masal başlıyor bura da Gülbadem, İpek böceği, Ruhsar, Sunullah efendi gibi karakterle tanışıp büyüleyici bir dünyaya adım atıyoruz sonrası mı hem gerçek hem masal hem hayal hem macera okumanızı öneririm.
Uzakların ŞarkısıKaan Murat Yanık · Ketebe Yayınları · 20234,764 okunma
Reklam
Reklam