Şöyle ki çok büyük beklentiyle başladım sonuçta dünya klasiği ama eeee oldum okurken. Bilinç akışıyla yazılmış bir sonraki sayfada ne anlatacağını asla çözemiyorsun o bakımdan yazım tarzını Yusuf Atılgan’a benzettim. O an aklına ne geldiyse onu yazmış yazar. Karakterle de çok bağ kuramadım ergen bir erkek sonuçta. Aynı böyle bir arkadaşım vardı hayatta ne yapacağını bilemezdi, her şeyden nefret edecek bir yön bulurdu i*tihar etti sonra. Bu karakterin de sonu öyle bitecek diye korkarak çevirdim sayfaları. En azından Holden hayatta sevdiklerinin yanında…