Zozan

Zozan
@eerleichda
Ağlarken sanki kendi içimden çıkıp benden ayrılmış başka bir kadın oluyordum ve bir kitabın sayfasındaki açıklı bir resme bakarak dertlenen okur gibi. kendi hayatımı dışarıdan görüyor ve kendime acıyordum. Insanın kendi dertlerine, başkalarının derdiymiş gibi gözyaşı dökmesinde öyle saf bir yan var ki
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Sabahtan akşama kadar, geceleri mum ışığında kör oluncaya kadar dizlerinin üzerine çöküp kendimizi resme ve kitaplara vermemizin nedeni yalnızca para ve ihsan değil, öteki insanların gürültüsünden, cemaatten kaçmaktır. Ama bu tutkuya karşılık, ilhamla yaptığımız resmi o kaçıp saklandığımız insanlar da görüp takdir etsin isteriz.
Iyi bir ressam harikalarıyla yalnız bizim aklımızda yer etmekle kalmaz, en sonunda hafızalarımızın manzarasını da değiştirir.
Hepimize olur: Bazen mantıkla düşünüyorum diye haftalar, yıllar boyunca hayal kurduktan sonra, bir gün bir şey görürüz, bir yüz, bir elbise, mutlu bir insan ve bir anda hayallerimizin gerçekleşmeyeceğini, mesela o kızı bize hiç vermeyeceklerini, mesela filanca mevkiye hiç getirilemeyeceğimizi anlayıveririz .