Zozan

Zozan
@eerleichda
92 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Nina Ricci için çalışan David Hamilton ya da Cacharel için çalışan Sarah Moon gibi fotoğrafçılar, hülyalı, genç kız havasında, henüz çiçek açan kadını yumuşak bir biçimde sahneye çıkardılar. Parfümeri reklamcılığına yumuşak çizgili resimleri getirdiler.
Reklam
"Patron," dedi, "taşların, çiçeklerin, yağmurun söylediklerini bir bilseydik! Belki bağırıyorlardır, bağırıyorlardır bize de işitmiyoruzdur. Nah işte, tıpkı bağırdığımız halde, onların da bizi duymadığı gibi. Dünyanın kulakları ne zaman açılacak patron? Ne zaman gözlerimiz açıla- cak da göreceğiz? Taşlar, çiçekler, yağmur ve insanlar, kucaklarımız ne zaman açılıp birbirimize sarılacağız? Sen ne dersin patron? Bu konuda, kitaplar ne söylüyor?" Zorba'nın sevdiği deyimi kullanarak karşılık verdim: "Elinin körünü söylüyor, elinin körünü! Bunu söylü- yorlar işte, başka bir şey değil..." Zorba kolumdan tuttu, "Aklıma bir şey geldi," dedi. "Bunu sana söyleyeceğim, ama kızmayacaksın: Bütün kitaplarını bir yere yığ ve yak. O zaman... anlama olanağını bulursun belki..." İçimden bağırdım: "Doğru, doğru!.. Doğru ama, yapamam!" Zorba durakladı, düşündü, biraz sonra, "Ben bir şeyler anlıyorum..." dedi. "Neyi? Söylesene Zorba!" "Biliyor muyum ben de? Bana öyle geliyor; bir şeyler anlıyorum işte! Ama söylemek istersem bozarim.Gunun birinde keyfim olursa ,bunu sana raksla anlatırım."
keyfim olursa kitap da yakarım raksla da anlatırım HAYAT BÖYLE Bİ ŞEY OLSUN ANNE
A little girl of five with long red hair came towards him.She handed William a flower-the purple flower of Scotland.Their eyes met and then the girl walked back to her mother
Bu uzun gece boyunca hiç kimse ziyaretine gelmeyecek; bütün kalede, hatta sadece kalede değil tüm dünyada, tek bir insanoğlu kendisini düşünmeyecekti. Herkesin kendi meşguliyeti vardı, herkes kendi kendine zor yetiyordu,hatta annesi bile,evet,belki annesi bile şu anda başka bir şey düşünüyordu.
Önceki 1 yanıtı göster
Abdo Moro
Abdo Moro
teşekkürler kitabı bitirdikten sonra izlerim 🙏💐
Bir gülle anımsa beni.
"..bostan dolabının yanındaki, suları bana kahverengi gözüken, o küçük ve eskimiş havuzdaki solgun ve kederli nilüferlere gidip bakardım çocukken, babam, onların kökleri olmadığını anlatmıştı bana. neden bu çiçekleri hep bir şeylere benzetmek için kullandıklarını ancak büyüyünce anladım. yalnızca bu çiçekler, hep bir yerlere gidecekmiş gibi azade ve özgür oluyorlar ama küçük bir havuzun içinde bir yere gitmeden yaşıyorlardı. hayat da böyle bir şeydi benim için; hep bir yerlere gidecek gibi duran, yalnız ve bir yere gitmeyen bir çiçek. bütün bir hayatın özeti buydu. bende bir yere bağlanmadım ve bir yere gitmedim; öyle solgun nilüfer gibi bir havuzun içinde yalnız başına durdum, köklerimi salamadım, ne, olduğum yere sağlamca yerleştim, ne, başka diyarlara kaçabildim. bana bakanlar, beni seyredenler, beni sevenler oldu ama kimse yakasına takmadı beni, kimse odasına koymadı, kimse beni sulayıp büyütmek için uğraşmadı. onlara ihtiyacım olmadığını, havuzumda tek başıma yüzebileceğimi düşündüler. ben de bu yüzden; kederi, yalnızlığı, kirlenmeyi öğrendim ve hayata benzedim. ne garip başka bir şey de olmak istemedim, beni beğenmeleri yetti bana.." Ahmet Altan
Reklam