Türkiye’de bilimsel siyaset yok. Yobazlık var. Onlar da biliyorlar ki artık tutuklanmalarla, yasaklarla, işkenceyle bu iş yürümez. Onlar da kendilerini değiştirmek zorundalar. Diğer taraftan biz Kürtler artık uyanmışız.
Dünyadaki öteki yazarların yaptığı şey, bir edebi geleneği sürdürmektir. Kürt yazarlarının yapmak zorunda olduğu ise, modern bir edebiyat geleneği yaratmaktır. Bu nedenle Kürt yazarının durumu öteki tüm yazarların durumundan farklıdır.
Tanrı kimseyi Kürt yazarının durumuna sokmasın!
…Bize Kürtlerin pis olduğunu, değersiz olduğunu söylüyorlardı, dolayısıyla bu durumda bizim Türk olmamız gerekiyordu. Beyaz Türk...!
Ardından yirmili yaşlara geldiğimde dünya edebiyatından kitaplar okumaya başladım ve solculukla tanıştım!
Uyandım. Söylenenlerin yalan yanlış olduğunu anladım. Etkilendim. İçimdekileri kusmak istedim. Bazı insanlar içlerindeki ezikliği, kimliksizliği, nefreti, şarkılarla; bazıları yazıyla, bazıları da silahla dışa vurur... Ben ise yazarak, kitaplarımla içimdekileri dışa vurmayı yeğledim.