Homoseksüellere eşit muameleye karşı açılan dava, sözde dini özgürlük davası olarak yutturuluyordu! Ve yasa buna saygı duyar görünmektedir. “Eğer eşcinsellere hakaret etmemi engellemeye çalışırsanız, bu benim önyargı özgürlüğüme tecavüz etmektir” diyerek sıyrılamazsınız. Ancak şunu diyerek kurtulabilirsiniz:
“Bu benim din özgürlüğüme tecavüz etmektir.” Düşündüğünüzde, bu iki ifade arasındaki fark nedir? Bir kez daha din koz olarak her şeyin üstüne çıkmıştır.
Ne zaman cinsellikle ya da üremeyle ilgili ahlak kuralları üzerinde bir anlaşmazlık çıksa, birkaç farklı inanç grubundan dindar önderin nüfuzlu kurullarda ya da radyo ve televizyondaki açık oturumlarda göze çarpar biçimde temsil edileceğine emin olabilirsiniz.
İnsan kendi kökünden, izinden uzak düşmedikçe kökün, izin ne olduğunu anlayabilir mi? İnsan rengarenk topraklara, değişik topraklara ayak basmadan insanların neden kendi atalarının toprağına gömülmek istediklerini anlayabilir mi?