summer

summer
but what does it even matter if my intentions are never good? my road to hell isn't paved with good intentions- or bad -it's just my road.
Öğrenci
Yitik Ev
16 Haziran
558 okur puanı
Eylül 2016 tarihinde katıldı
10/10
·96 syf.·
Beğendi
·
2020 31. kitabı
Normalde klasik kitaplara yorum yapmayı tercih etmiyorum, ama Satranç'ı normal bir kitabı sevdiğim gibi o kadar sevdim ki, hakkında bir şeyler yazmak istedim. Sanırım bu zweig'ın bu sefer gerçekten en sevdiğim kitabı oldu. Normalde karakterlerine pek yakınlık hissetmeden daha çok karakterlerin hikayeleriyle yakınlık kurardım ama bu kitapta nedense karakterlerle de bir yakınlık kurdum. Zweig'ın asıl anlatmak istediği şeyi anlayıp anlamadığımdan emin değilim ama Dr. B.'nin zihninde siyah ve beyaz taşlarla yaptığı tüm o oyunlar bana zihnimizde yaşadığımız çatışmaları anımsattı. Zweig'ın ölümünden önce yazdığı son kitap olduğu için bu düşünce beni daha çok üzdü sanırım. Hem kötü hem de iyi düşüncelerimiz her zaman üzerimizde bir baskıya sahip olsa da böyle anlar gerçekten bir başımıza olduğumuzda ya da öyle hissettiğimizde bizi çok daha keskin ve derin bir şekilde etkileyebiliyor. İki tür düşünce de galip gelmeye çalışıyor ve bu geleceğin, iyi mi yoksa kötü mü olacağınız düşüncesinin belirsizliği ve korkutuculuğuyla da harmanlanınca iyice köşeye sıkışmış hissediyorsunuz. Ve sanırım Zweig da bu şekilde yaşadığı bunalımı tanımlamaya çalışıyordu. Hissettiklerini insanlara göstermeye. Benim gerçekten çok sevdiğim bir eser oldu ve ileride kesinlikle yeniden okumayı düşünüyorum. • Ve son bir şey daha. Eğer böyle hissediyorsanız, hayatınızı yoluna koyamayacakmış ya da sanki artık hiçbir şey daha iyi gidemezmiş gibi, böyle hissetmek size hiçbir fayda sağlamayacak. Bu hayat size verilmiş, belki istemediniz ama işte hayat bu sonuçta, onu değiştirebilecek tek güçte sizde. Çünkü kendi hikayenizin seçilmiş kahramanı sizsiniz. Belki şimdi öyle değil, belki siz şuan sadece odanızda oturan ve müzik dinleyen ve umutsuzluğa kapılmış birisiniz ama seçilmiş kişilerin tüm özelliği de
SatrançStefan Zweig · Akıl Çelen Kitaplar · 2014279,5bin okunma
Reklam
He breaks through my cover just once to tap my leg. "You're losing it, Snow! Is this how you defeated the hobgoblin horde?" "You're more distracting than a hobgoblin," I say. "Your hair is shinier." "'You have witchcraft in your lips,'" Baz says. "Is that more Shakespeare?" "Yeah, sorry. I know you prefer Homer."
Sayfa 105 - youre more distracting than a hobgoblin.. ik this is not so deep comparing but also this is not like simon usually say... simon is being a ROMANTIC BOYFRIEND
When I look away, Simon is standing next to the car watching me, his head tipped slightly to the side. I can just see his tongue in the corner of his lips. My eyebrows drop, in suspicion, then I slowly raise the left one. Maybe Nebraska is the good life...
Sayfa 98 - simon dhdsjkfhd yakalandınn!!!! jdkdjs ve baz, bir de bana sor good lıfe'ı.. bu bildiğin b-e-s-t life ever
Snow finds a parking spot, then looks very pleased with himself for managing it. "I think I'm going to get a car when we get home," he says. "Where will you park it?" "In the magickal parking spot you'll manage for me." He doesn't usuallt talk like that- about magic. Anout us. About the future. I can't help but smile at him. I hate everything about this road trip, but if it's going to keep drawing Simon out of his shell, I'd gladly drive to Hawaii.
Sayfa 69 - o kadar değerlisiniz ki
"You slept through breakfast," Simon says, "but it was awful." "Snow was very excited abiut continental breakfast," Baz says. "It's not what you think." Simon frowns. "It's not French stuff. It's just really sad pastries and bad tea. Oh and you missed Baz eating a squirrel." "I didn't eat the squirrel."
Sayfa 91 - simon çok tatlısın
Reklam