İş Bankası Yayınlarından çıkan baskısında değerli tarih hocam Barış Zeren'in Rusça aslından çevirisiyle okurumuzla buluşan ve belli
sansürlerden dolayı İngilizce çevirisi 1924'te New York'ta, ülkesinde ise ancak 1988'de Rus okurlara sunulan Zamyatin'in "Biz" romanı... Aldous Huxley ve George Orwell'a esin kaynağı bir kitap. Kahramanımız D-503 ve işleri ve düzeni rayından çıkartabilecek I-330. Diyalektiğin iki ucunda ama sentezlenmeye meyilli iki karakter.
Devletin bakış açısı isimlerde kendini belli
ediyor: Matematik...
D-503 bize tuttuğu günlükle seslenmekte ve belki de bir nevi kendi iç sesini bulmaya çalışmakta. İktidar dili zihninde vuku bulan karakterimiz bir gemi mühendisi ve uzay gemisi "İntegral"in baş mühendisi. Kendi ağzıyla yaptığı insan betimlemeleri: Üçgen suratlar ve dikdörtgen vücutlar... Yuvarlak dudaklar...
Betimlemeleri ve felsefesi "apaçıklık"
kokan karakterimiz her düşüncesinde bu kelimeye fazlaca da kullanmaktan tereddüt ediyor. Diğer tarafta kesinlik arz eden ve kendine duvarlar ören matematiğin karşısında duvarın dışındaki "yabaniler".
D-503 bize tarihsel bir bakış açısıyla eskilerde insan türünün arzu, istek, duyu ve duygularıyla yaptığı hataların artık toza karıştığını ve matematiksel bu politik sistemle Hegelci bakış açısıyle antitezi olmayan senteze ulaştığını aktarmakta.
Platon felsefesini bilen okurlar Zamyatin'in distopik ülkesi ile bağlantıyı direkt farkedecektir. Platon'a göre değişenler yani duyular gerçek olamaz. Bu fani dünyada ne olursa olsun ayakta
kalacak bir düzen varsa o da matematiktir... Ehh bize de ona akılla ulaşmaktan, aklı kutsamaktan başka bir şey düşmez... Gerisi boş, geçici. İşte size kitaptan bir alıntı:
"İdeal (apaçık ki) hiçbir şeyin rastlantıya
bağlantı olmadığı noktadır."
Kitap boyunca D-503'ün devletsel bakış