İçimizdeki Şeytan romanında bireyin iç çatışmaları ve insanın zaaflarını acımasızca sorgulamasını konu edinen son derece derinlikli bir eserdir. Saf ve zaaflarının farkında olup kendi ile hararetli bir çatışma halinde olan Ömer ve son derece merhametli Macide’nin aralarında geçen çalkantılı aşklarının çevresinde ilerliyor konular. Ömer, kendi iradesizliğini, kendi sorumsuzluğunu ve kendi edigenliğinin suçlarını içindeki bir şeytanın varlığına atarak kendini avutuyor. Bu avutma şekli onun bir nevi savunma mekanizması gibidir. Sabahattin Ali bireyin zaaflarını ve hararetli duyguların etkisi ile gerçeklerden kaçmayı ustalıkla işlerken aynı zamanda dönemin münevver çevrelerini sert bir şekilde eleştiriyor. Yazar, bireyin içindeki şeytanla yani kendi zaaflarıyla yüzleşmeden asla gerçek bir özgürlüğe ulaşamayacağını ve kendi kaderi ile kendi yolunu çizemeyeceğini bize gösteriyor. İnsanın kaderini ve hayatını ancak sorumluluk alarak değiştirebileceğini çok derin ve ustalıkla bize gösteriyor. İçsel ve sosyal çatışmalara ilgisi olanların her satırını okumaktan keyif alacağına eminim. İyi okumalar dilerim.