Yazarımız, Gönen'in "Yeni Ömer Seyfettin'i" olarak anılıyor. İçi dolu bir söylem bu. Çünkü dili çok duru, sade ve yaşanmış kültür izleri ile kitaplarını yazıyor ve bu nedenle ben yazarın her kitabını okumaya niyetliyim.
Kitapta Gigi lakaplı müslüman Türk genç kız Ganime ile hristiyan Rum Dido'nun aşkı konu edilir. Gigi'nin torunu Besim anlatıcılığıyla yaşananları öğreniriz ama bu aşkın evliliğe dönüşüp dönüşmediğini, neler yaşandığını kitabı okuyacaklara bırakıp, konuyu kısa kesiyorum...
Ah Mehmet...
Mehmet, aile içindeki şiddeti ve sokağın keskin soğuğunu sonuna kadar tatmış bir kardeşimiz. Mehmet'in yetimhanedeki değişimini ve bu değişime ortak olup en büyük desteği veren Fatma Hoca'nın hikayesini anlatıyor bu kitap. Kitabın beni etkilemesinin en büyük sebeplerinden biri bu hikayenin gerçek olmasıdır.
En son sayfadaki Mehmet'in telefonunun ekranındaki sözü yazmak istiyorum
“ Ama ağlamak yok güzel insan!
Hemen düşmesin yüzün,
Bak umut var,
Allah var...”
Tıp fakültesini yeni bitiren genç doktor Rusya'nın ücra bir kasabasına gönderilir. Kara kış , tipi, kar altında zorluklarla oraya varır. Tıp fakültesini yeni bitirmiş bir doktor olarak kendinden emin değildir. Korktuğu vakalar vardır. Ama becerikliği sayesinde bacağı kopan kızı da ters gelen çocukları da kurtarır. Bilgi sonsuzdur, deneyim sonsuzdur, hiçbir zaman ne kendini küçük görmek ne de yeterli ve yüksekte görmek ona bir şey kazandırmayacaktır. Bu iki uç nokta da sonuç olarak hayal kırıklığına uğratan bir yanılgıya sürükler genç doktoru. Merhametiyle, öfkesiyle, gençliğiyle, bilgisiyle, deneyimsizliği ile sık sık sınanır ve bize bunu kendi dilinden karma duyguları ile aktarır. Peki acemilik ve talihsizlikleri yok mudur? Her doktorun olduğu gibi bu doktorunda acemiliği, tecrübesizliği olmakta örneğin kör ettiği anne karnındaki bebek, dişi çekerken diş yuvasının çıkması , ölü bebek doğurtması gibi olaylarda bulunmaktadır. Kitabın bir kısmında değinilen ise, kentte yaşayan bir metropol insanının dar zihniyetli ıssız bir kasabada verdiği mücadeledir. Hekim bu olaylarla birlikte cahil halkla uğraşır. İmkansızlıklar, halkın cehaleti, kadercilik ve batıl inançlarla doktoru çileden çıkarır. Ve son kısım olarak, bu deneyimsiz genç doktor birçok ameliyatta gösterdiği başarı ve kazandığı tecrübe ile kente tayin edilir. Daha sonra bu küçük kasabaya atanan başka bir deneyimsiz genç doktor ile tanışırız. Bu doktorun yaptığı hatalar yazdığı bir günlük ile ana karakterimiz tarafından okunur, bir morfin bağımlısı haline gelen doktorun verdiği tavizler ile sürüklendiği hataların bir intihara sebep olduğu görülür. Sahip olunan imkanların sınırlar dahilinde kullanılmadığında yapılan hataların nelere mal olduğu görülür. Mevkinin, imkanların yarattığı güç zaaflara teslim olduğunda
Akıllı insanlar,mutluluğun sağlığa benzediğini uzun zaman önce fark etmişti; ona sahipken onu fark etmezsiniz ama yıllar geçerken ,ah, anılar, geçmiş mutluluklara dair o anılar!