Uyarı : Bu inceleme eser hakkında bilgi içermektedir.
Bölüm 1 -Eserin Yazılma Süreci-
1876 Amerikası’nda doğan London,babası tarafından kabullenilmeyip adeta 1-0 geriden başlıyor Sheakespeare’in ifadesiyle hayat denen bu oyuna.Hem çalışıp hem de okurken işler daha da kötüleşince 13 yaşında okulu bırakmak zorunda kalıyor.Sonrası ise aklınıza gelebilecek en ağır işlerde hem de henüz o yaşlardayken çalışmaya başlaması.Neler yapmıyor ki !İstridye korsanlığı,ütücülük, boksörlük,savaş muhabirliği,altın arayıcılığı bunlardan sadece bazıları.Hastalıklar ve ağır çalışma koşulları altında vahşi kapitalizmin dişlileri arasında ezilerek yoksulluk ve yoksunluk içinde büyüyor emekçi(proleter) yazarımız.Fakat yukarıdan ona doğru bakan büyük sopaya bir anlık da olsa kafasını çevirebilme imkânı bulmasını sağlayan ve onu işçi sınıfındaki diğer arkadaşlarından ayıran bazı avantajları var: gözlem gücü,ince zekâsı,okumaya ve yazmaya olan düşkünlüğü.Bu kırılma noktasını kendisi şöyle anlatıyor:
“Toplumsal çukuru olanca somutluğuyla gördüm.Çukurun en dibinde onlar vardı.Biraz yukarılarda da ben duruyordum.Var gücümle kaygan duvara sarılmıştım.Ömrüm boyunca gövdemle bir hayvan gibi çalıştım ve ne kadar çok çalıştıysam çukurun dibine de o kadar fazla yaklaştım.Bu çukurdan çıkacağım ama pazularımı kullanarak değil.”
Kendisiyle ilgili bu saptamayı yaptıktan sonra en son yazar olmaya karar veriyor London. Sahip olduğu doğal yeteneklerle ve birebir deneyimlediği yaşantılar esnasında yaptığı müthiş gözlemleriyle zaten buna fazlasıyla hazır.İçgüdülerinin ve kişiliğinin ona sunduğu inanılmaz azmiyle tam anlamıyla yazar olmaya adıyor kendini ve bunu başarıyor da.33 yaşına geldiğinde artık “Vahşetin Çağrısı,Beyaz Diş,Demir Ökçe “ gibi yapıtlarıyla dünya çapında bilinen bir yazar