Yazık Oldu Süleyman Efendi 'ye
Hiç bir şeyden çekmedi dünyada nasırından çektiği kadar, hatta çirkin yaratıldığından bile o kadar müteessir değildi. Kundurası vurmadığı zamanlarda anmazdı ama Allahın adını, günahkarda sayılmazdı. Yazık oldu Süleyman Efendiye, mesele falan değildi. Öyle "to be or not to be" kendisi için Bir akşam uyudu, uyanmayıverdi. Öldüğünü duyarsa alacaklılar, haklarını helal ederler. Elbet, alacağına gelince, alacağı yoktu zaten rahmetlinin. Tüfeğini depoya koydular, esvabını başkasına verdi. Artık ne torbasında ekmek kırıntısı, Ne matarasında dudaklarının izi. Öyle bir rüzgâr ki, kendi gitti, ismi bile kalmadı yadigâr. Yalnız şu beyit kaldı kahve ocağında, "Ölüm Allahın emri Ayrılık olmasaydı." Orhan Veli Kanık
Vefâsı var mıdır gör kim sana bu çarh-ı devrânın Eser yeller yerinde hani ya taht-ı Süleymân’ın Yalınız adı kaldı âlem-i zâhirde Lokmân’ın Geçer bir lâhzada rü’yâ misâli ömrü insânın Felekde hâsılı insan isen bir cânı incitme " 🍂 Alvarlı Muhammed Lütfi Efendi 🍂
Din İslam
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
DUYGUSAL İŞKENCE
Nerede iki insan gördümse, orada hep bir güç istenci, kudret gördüm. Uşağın istencinde bile efendi olma iradesi gördüm.Daha güçlü olanın iradesi, zayıfı hizmet etmeye ikna eder:Bu irade, hep daha zayıflara efendilik etmek istediğinden,hiç vazgeçmek istemeyeceği tek hazzı olacaktır onun... ” — Friedrich Nietzsche
Psikoloji
"Talebem bana şöyle şöyle yaptı" denilse, Efendi hazretleri 'Sus, konuşma' derdi. Sonra şöyle buyururdu: "Bu talebe milleti farklıdır, İsmailağadaki mezar duvarını yıkmışlar, ne yapalım, kovalım mı?"
Max Stirner
"Kendisine sahip olmak için başkalarındaki irade eksikliğine bel bağlayan, başkalarının yarattığı bir şeydir. Efendi kölenin yarattığı bir şeydir. İtaat sona ererse, efendilikte sona erer."
İtaat
Masum Efendi Hz. Osman (r.a.), o kadar zühd ve takva sahibiydi ki, bir defasında bir gencin kulağını çekmişti. Genç, Allah Resülünün halifesine dedi ki: -Ey Mü'minler Emîri! Herkes birbirinden hakkını alacağı o müthiş günü düşününüz! Hz. Osman (r.a.) bu söz üzerine çok mahzun oldu. Gence dedi ki: -A iki gözümün ışığı! Sen de benim kulağımı çekde ödeşelim! Genç, Hz. Osman (r.a.) ın mübarek kulağını tutup çekti. Cenâb-ı Osman (r.a.): -Biraz daha çek yiğidim, dedi. -Çekemem, ey Mü'minlerin Emîri! -Niçin? -Çünkü siz kıyametin şiddetini düşündünüz de benim gibi bir gence mübarek kulağınızı çektirdiniz. O günün şiddetinden ben korkmaz mıyım? Ulviyetin bu derecesi... İşte İslâmın altınla doldurduğu kalblerdeki saffet ve ulviyet... Hz. Osman ( Radıyallahu Anh )
1000Kitap