"Gam üstüne gam verilir. Tâ ki gelene sevinmeyene, gidene üzülmeyene kadar." Ahmed Amiş Efendi [k.s.]
İnsan ve Hayat
Mardin ulu cami ve ilk yaratılış Sev derse yüreğin,direnme boşa Sürme yazık onu,yola yokuşa İstemedin diye,gelmez mi başa Yakalar aşk seni,soluk soluğa. YAKAMOZ ŞİİRLER SEV DİYORSA Irvin David Yalom sevgiden ve yüreğin direnişinden sevgi ile hüküm süren bir beylik kurmuşlardı bu beylik yokuşu düz eder diyarbakırda mardinde urfada eserlerini seyretmeye gelen torunları doğunun en ücra şehirlerinden ayrılırken aşk ile soluk soluğa kalırlardı 1186 yılında Mardin beyi Yavlak arslan Mardin Ulu Camiyi yaptırırken ilk taşı kendi eli ile dikerek Allahın kullarına lütfu ile muamele edici olduğunu söylüyor Mardin halkına ey peygamber izini takip edip onun sünnetine uyanlar iyi bilinki Resulullahın en sevdiği ibadet az ve devamlı olanıdır iyi bir müslüman komşusuna hürmet eder Yavlak arslanın oğlu o gün Mardinde ilk ezanı okuyacaktı ben Resullullah yolunun hizmetkârıyım der gibiydi Mardin halkı o gün gerçek bir ses ile doğruluyor Allahu Ekber sesi her namaz ve ezan vaktinde insanları cihat ve kıyama çağırıyordu yavlak arslan bey ilgazi evladım benden sonra bu insanlara ne ile hükmedeceksin diyince efendi babam onlara gerçek ile yaratılışın özüne çağıran Kerim olan Kuraan hükmedeceğim dedi ve 1186 yılında Allahu Ekber sesi ile insanları ilahi aşkın ilahi soluğuna miracın zirvesi olan namaza çağıran Mardin Ulu Cami yıllara direnen taş işçiliği ile insanların yükünü hafifleştiriyor bizi ilk yaratılışa çağırıyor
Din
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
*ÂB-I HAYAT - 4870* Büyükler buyurdular ki; Mübarek Hocamız namazdan sonra bir defasında buyurmuşlardı ki, yapılan şu hizmetlerle, şu arkadaşlarla ilgili bir zerre kadar muvaffakiyeti şahsımdan bilsem, yanarım. Bunların hepsi Abdülhakîm efendi hazretlerine aittir. Biz yanlış yoldaydık. Onla bizi yanlış yoldan alıp doğru yola koydular. Bana ne kaldı? Büyükleri tanıdıktan sonra geriye şahsımızla ilgili ne kalmıştır. Ancak bu nimet bize ihsan edildiği için, Rabbimiz bu görevi bize verdiği için, elimizden kaçmasın diye korkarız ve hamd ederiz, buyurdular. Kardeşim, çok büyük nimetlere kavuştuk. İman nimetine kavuştuk. Eğer imanımız olmasaydı bu hizmetlere koşamazdık. İman nimetinin şükrü yapılmazsa elden gider. Allahü teala Kur'ân-ı kerîmde, iman nimetinin şükrü, hubb-u fillaha, yani birbirinizi Allah rızası için sevmenize bağlıdır, buyuruyor. Bu şükür böylece yapılmazsa Allahü teala iman nimetini geri alır. İman nimeti olduğu müddetçe de ne dünyada ne de âhirette sıkıntıya düşülmez. Çünkü iman demek; Rabbime güveniyorum, ondan dilerim demektir. *Huzur Pınarı* huzurpinari.com
Alıntı
Efendi Babam Ali Haydar (Kuddise Sirruhû): "Zerre kadar imanı olan herkese hakkım helâl olsun" derdi. Sebebini de şöyle izah ederdi: "Yarın ahirette Rasûlüllah Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) ümmetini cehennemden kurtarmak için uğraşacak. Ben ise, hakkımı helâl etmediğim takdirde onun ümmetinin cehennemde kalmasına sebep olacağım. Rasûlüllah (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) ile karşı karşıya gelmekten Allah'a (Celle Celâlühü) sığınırım. O'nun tarafında olmak isterim, karşısında değil." Mahmud Efendi Hazretleri (Kuddusi Sirruhu)
Bu dünyada insana en çok azap veren şey,meşrebine uygun olmayan kimse ile beraber olmaktır... Aşkî Muzaffer Ozak Efendi
Alıntı
Sahip
Toplumun.. Büyük bir kısmında.. Sahiplenme.. Sahiplenilme arzusu var.. Sahip kelime anlamı olarak.. Herhangi bir şey üstünde.. Mülkiyeti olan.. Onu dilediği gibi kullanabilen.. Kimse demek.. Bu nasıl ilkel bir düşünce ki.. Akıl taşıyan insan.. Sahiplenilmek ister.. İnsan nasıl diğer bir insanın.. Sahibi olabilir.. İnsan bir nesne midir ki sahiplenilsin.. Karanlık çağlardan gelen.. Köle sahip efendi ilişkisini.. Kendi çağına taşımış olan insan oğlu.. Nasıl olurda gönüllü sahip arar.. Daha da ilkeli.. Sahiplenilmeyi.. Değer veriliyor, seviliyor zanneder.. Daha kendi, eline, beline, diline.. Sahip çıkamayan insan.. Neyin , nelerin, sahibi olabilir.. Sahip olma, sahiplenmenin yerine.. Ait olma, sorumluluk duyma.. Gerekli değil midir.. Sahip olma sahiplenilme arzusu.. İnsanın boynuna, gönüllü tasma takıp..