" Bir yaşamın varolduğunu ,hepimizin gözleri önünde gerçekleştiğini hissetmeyi ve onu yaşamayı istiyorduk .
Ve yaşadık.
Ve bazen yaşayabildiğimizi ispatlayabilmek için öldük."
Hayat bir kitap gibidir.
Ve her kitabın bir sonu vardır.
O kitabı ne kadar seversen sev...
...son sayfaya gelirsin..
...ve kitap biter.
Sonu olmayan bir kitap eksiktir.
Ve kitabın sonuna vardığında...
...yalnızca son kelimeleri okuduğunda...
...kitabın ne kadar iyi olduğunu anlarsın.
Gerçek gibi.
"Bekleyin!" demişti. "Burada bekleyin onlar size gelecek."
"Kimler?" diye sormuştu Filipinli.
"Hayatının anlamını bulmuş olanlar. Hayatlarını adayacakları şeyi bulmuş olanlar gelecek. Siz de kalplerini söküp, yerine, o şeyleri koyacaksınız. Sonra da kalpleri fırlatıp atacaksınız!"
"Ama..." demişti Kızılderili. "Kalpleri olmadan nasıl hayatta kalırlar?"
"Göreceksiniz!" demişti bina da.
"Peki ya kimse gelmezse?" diye sormuştu Filipinli.
"Kim kalbinden vazgeçecek kadar kendini bir şeye adayabilir ki?"
"Onu da göreceksiniz !" demişti bina.
"Ya hayatlarının anlamını bulamayanlar?" diye söze girmişti Kızılderili. "Onlar ne olacak?"
"Onlar da, göğüslerinde bir et parçasıyla canlı canlı çürüyecekler. Ve buna da yaşamak demeye devam edecekler!"
Ruhumdaki düğümler fazlasıyla sıkı. Kimsenin onları çözecek kadar ince tırnakları yok. Bense çoktan vazgeçtim tırnaklarımı uzatmaktan. Kendimi bilmeyi bıraktım. Yanıtı olmayan bir soru olarak geldim dünyaya ve sorusu olmayan bir yanıt gibi de gidiyorum.