Puan vermedi·112 syf.··
2024 6. kitabı
Kırmızı Pazartesi Gabriel Garcia Marquez Gabriel García Márquez’in Büyülü Gerçekçilik akımının dışına taşan, gazetecilik geçmişinden beslenen ve adeta bir adli tıp raporu titizliğiyle kaleme aldığı Kırmızı Pazartesi , edebiyat tarihinin en sıra dışı kurgularından birine sahiptir. Kitap, geleneksel polisiye romanların aksine, daha ilk cümlesinde bize maktulü, katilleri ve cinayetin işleneceğini söyleyerek tüm gizemi ortadan kaldırır. "Santiago Nasar, öldürüleceği gün, piskoposun geleceği gemiyi beklemek için sabah saat 05.30'da kalkmıştı" ifadesiyle başlayan roman, okuyucuya "Katil kim?" sorusunu değil, "Herkesin bildiği bu cinayet neden engellenmedi?" sorusunu sordurur. Tarafsız bir gözle incelendiğinde bu eser, bir cinayetin anatomisinden ziyade, kolektif suçluluk psikolojisinin, toplumsal ahlak ikilemlerinin ve kader algısının derin bir analizidir. Romanın merkezindeki olay örgüsü oldukça trajik ve absürttür. Zengin ve gizemli bir yabancı olan Bayardo San Román, kasabaya gelir ve güzelliğiyle bilinen Angela Vicario ile görkemli bir düğünle evlenir. Ancak düğün gecesi, Angela’nın bakire olmadığı ortaya çıkar. Toplumsal namus baskısını üzerinde hisseden Bayardo, kadını aynı gece ailesinin evine geri bırakır. Angela’nın ikiz kardeşleri Pedro ve Pablo Vicario, kız kardeşlerine bu "lekeyi" süren kişinin kim olduğunu sorduklarında, Angela neredeyse rastgele bir şekilde kasabanın varlıklı, genç ve çekici sakini Santiago Nasar’ın adını verir. Bu noktadan itibaren ikizler için namusu temizlemek kaçınılmaz bir görev haline gelir. Ancak kardeşler bu cinayeti işlemek konusunda aslında isteksizdir. Cinayet planlarını kasabadaki hemen hemen herkese kasaplara, polise, rahibe ve sıradan insanlaraaçıkça ilan ederler. Buradaki amaçları, birilerinin kendilerini durdurması ve bu sayede hem namus görevlerini
Edebiyat
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,5bin okunma
Vahşi Mit'in Doğuşu
10/10
·198 syf.·
2026 6. kitabı
"Yalanın çok tekrar edilmesi, psikolojide "Yanıltıcı Gerçeklik Etkisi" (illusory truth effect) olarak bilinir ve insanların yanlış bilgilere, sırf tanıdık geldikleri için daha fazla inanmalarına neden olur." Evet, itiraf etmeliyim ki "vaad edilmiş topraklar" yalanına neredeyse inandırılıyordum. Tıpkı dünyanın çoğunun HAMAS'ın terör olduğuna inandırdıkları gibi. Roger Garaudy, Itrail t'rör örgütünün nasıl oluştuğunu, nasıl gayri meşru yollarla 'devlet' statüsünü çaldığını, sadece dünyayı değil kendi milletini de sırf kendi pis emelleri için ne şekilde kandırdığını ve ne ölçüde başarılı olduğunu kaynaklar ve deliller ışığında anlatmış. Filistinli yazarlardan okuduğum bilgiler bu kitap vesileyle daha da anlamlı, anlaşılır oldu. Bu kitabı, Filistin ve Itrail ile hiç ilgilenmeyen kesim de okuyabilir ve hiç pişman olmaz. Filistin davası olan biri ise bu kitabı MUTLAKA okumalı. "Biz burada 'yasak' bi konuyu ele alıyoruz" diye başlıyor kitap ve S'yonizm'in dosyasını önünüze çarşaf gibi seriyor. Mükemmel bi kitap. Yazarın ruhu şad olsun, Allah ona rahmet eylesin. Kitabı okuyan bana ve herkese istifade etmeyi nasip etsin. (Amin)
Siyonizm DosyasıRoger Garaudy · Pınar Yayınları · 2023435 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Popüler Kültürün Şişirdiği Kitap
3/10
·296 syf.··
2026 21. kitabı
Karşımızda popüler kültürün şişirdiği bir kitap olan "Gece Yarısı Kütüphanesi" 2020' de Goodreads'da yılın en iyi romanı seçilen bir kitap bu. Fakat bu kadar iyi mi gelin beraber bakalım. Öncelikle kitabın konusundan bahsedelim biraz. Nora adında bir baş karakterimiz var. Hayatında zor anlar yaşıyor, hiçbir işi doğru gitmiyor ve en sonunda intihara kalkışıyor. İşte bu anda da gece yarısı kütüphanesinin içine giriyor ve hayatında farklı seçimler yapsaydı neler olacağını görüyor. Şimdi eleştirdiğim noktalara gelelim: Öncelikle hikayesi çok müthiş bir hikaye değil, aynı şekilde anlatımında da ekstrem bir şey yok. Yani edebiyat dünyasına kazandırdığı hiçbir şey yokken yılın romanı seçilmesi gülünç. Geçmişe bakacak olursak da "kelebek etkisi" teorisi zaten daha önce çoğu kişi tarafından bir yapıta çevrildi. Hakkında filmler vs yapıldı. Örnek olarak verecek olursak "About Time", "The Butterfly Effect" ve "Mr.Nobody" filmleri bu konuda üst sıralardadır. Kitap sade bir dille yazılmış olduğu için akıyor ve hâliyle de insanlar bunu rahatça okuyup pazarlayabiliyor. Bu sayede de Bestseller oluyor. Şimdi yavaştan spoilerli konulara gireceğiz. Eleştirdiğim bir diğer nokta ise şu: Yazar detaylandırarak anlattığı hikayelerin sonunu hep aynı şeylere bağlamış. Karakterin yakın çevresinden biri ölmüş oluyor ve bu nedenden dolayı karakter bu yaşamı seçmek istemiyor. Evet daha sonra yüzlerce yaşamı denediğini bize tek cümlelerle özetliyor yazar. Fakat bunlarda ayrılma sebebi yazamayacak kadar basit bir yazar olacak ki detaylandırmak istememiş. O hayatları kabul etmemek için yeterli bir sebep bulamamış. Sonda bahsettiği klişeye kendisi bile tam inanmıyordur muhtemelen. Zaten ailesinin ölmediği tek detaylandırarak anlattığı hayatta da tekrardan yaşama isteği olup normal hayatına
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,7bin okunma
Bystander Effect
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Kitap, tam olarak psikolojide “seyirci etkisi” adı verilen durumu anlatmakta. Seyirci Etkisi; Acil bir durumda olaya tanık olan kişi sayısı arttıkça, bireyin yardım etme olasılığının azalması durumu olarak tanımlanır. Yani kalabalık içinde insanlar “ nasıl olsa biri yardım eder” diye düşünerek harekete geçmeyebilir. İşleneceğini herkesin bildiği bir cinayete kimse engel olmuyor. Okudukça içinizden bu durumu Santiago Nasar’a söylesene, yanına gitsene, adamı öldürecekler hadi biraz hareket etsene diyip telaşa kapılıyorsunuz. Herkes sorumluluğu başkasına bırakıyor ve kimse tepki vermediği için durumun acil olmadığı düşünülüyor. Önlenmesi olası bir durum önlenemiyor ve Santiago Nasar ölüyor. Kitap bittiğinde duyarsızlaştığımız bir çok durumu düşündüm ( savaş, ekonomik kriz, yabancılaşma, kabalaşan toplum, taciz vb…Kendinizi sorgulatan bir kitap
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 201395,5bin okunma
4/10
·272 syf.··
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2026 00:34
| "We choose our sex, our color, our country, and then we look around for the particular set of parents who will mirror the pattern we are bringing in to work on in this lifetime." | "The more self-hatred and guilt we have, the less our lives work. The less self-hatred and guilt we have, the better our lives work, on all levels." Yukarıda gördüğünüz iki alıntı ve daha nicesi üzerine kurulmuş bir kitaptı "You Can Heal Your Life". Yazar, 'outer effect of a deep inner problem.' - yani 'derin iç sorunun dışsal etkisi' cümlesi aracılığıyla aktarıyor anlatmak istediklerini. Ayrıca 'negatif duygulardan arınmak' için yazılan çeşitli etkinlikler ve örnekler de var sayfaların içerisinde. Hep aynı vurgunun üzerinden ilerleyen bir yazı olmuş bence. "Geçmiş değişmez, gelecek ise bizim şu anki fikirlerimiz ile şekillenir." Sanırım bu alıntıya kitabın hemen hemen tüm bölümlerinde denk geldim. Sonuç olarak, bu tarz kitaplardan büyük bir tatmin beklemek belki biraz hata olabilir. Yazarın hayata bakış açısını görmek ve göstermek istediği mesajları anlamaya çalışmak yeterli olacaktır diye düşünüyorum. İlginç bir yanına da değinelim kitabın: Her organımızın içimizde sakladığımız bir sorundan / travmadan kaynaklanan kusurları olabileceğini savunuyor Louise Hay. Elbette doğru olan yanları vardır, tamamıyla reddetmiyorum bu görüşü ancak eğer fiziksel sorunlarımızın tek sebebi psikolojik sıkıntılarımız olsaydı bilime ihtiyaç duymazdık. Bütün bedensel hasarlarımızı tıp bilimine bile ihtiyaç kalmadan kendimizce halledebilirdik. Henüz böyle bir durumun olmayışından ve olamayacağını düşündüğümden kaynaklı az önce bahsetmiş olduğum yazarın varsayımı bana pek de doğru görünmedi. Kısacası, çoğu kısımda konunun fazlaca uzatıldığını ve çok sıkıldığımı hissettim. Maalesef bana göre keyifli ve
You Can Heal Your LifeLouise L. Hay · Hay House Inc · 20044,870 okunma
6/10
·152 syf.··
2026 6. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2026 23:27
Kitabın adından dolayı daha psixoloji,elmi əsaslı araşdırma və tədqiqatlara,tutarlı praktikalara əsaslanacağını düşünürdüm... şəxsi inkişaf kitabı imiş. Duyğu və emosiyalar, bunların həyat və seçimlərimizə, davranışlarımıza təsirindən bəhs etsə də o qədər üzdən,səthi yanaşıb ki...Uzun zamandır oxuma listimdə idi və bir baxımdan xəyal qırıqlığı oldu. Yazarla ortaq yönümüz isə-kitabda Tal Ben Shahar'ın "Happier"kitabını sevdiyini yazıb.) Söhbət kimi bir kitabdır,bir də başına gələn sıradan hadisələri bəzən o qədər böyüdüb ki, düzdür, yaşadıqları və təcrübəsinə sayğı duyuram,lakin bir an düşündüm,biz yaşadıqlarımızı oturub bunlara danışsaq necə reaksiya verərlər?! :D Yəni,tipik american drama-queen vibe'ı aldım...not sorry Kitabın ümumən son 1/3 hissəsini daha çox sevdim,yəni bu perfectionism mövzularını araşdırırsınız və maraqlıdırsa, "wow" effect yaratmayacaq,ancaq şəxsi inkişaf yönünü daha çox sevirsinizsə, çox gözləntiyə girmədən,sakincə çayınızı götürüb bir araşdırmacının fikirlərini oxuyum deyirsinizsə sınaya bilərsiniz. (hər səfərində əksəriyyət şəxsi inkişaf kitablarını bəyənmədiyimi qeyd edirəm, əsas səbəb budur ki, adı üstündə-"şəxsi" inkişaf- personal development, hər kəsin yaşam yolu, seçimləri, olduğu fiziki-psixoloji durum, şərait və digər faktorlar fərqlidir.Və birinin sınadığı,öz inkişafına hər hansı nöqteyi-nəzərdən səbəb olan şeylər nadir hallarda sizinki ilə uyğunlaşa bilər.Yəni şəxsi inkişaf kitablarının əksəriyyəti tək məqsədi biznes və satış məqsədi güdən bir qrup insanın tipikləşdirilmiş cümlələr yığınıdır). Kitabla qalın!<3
İnsan ve Duygular
Mükemmel Olmamanın HediyeleriBrene Brown · Butik Yayınları · 2011616 okunma