Onu büsbütün benimsedikçe, bir gün vazgeçmek zorunda kalma fikri, devasa kağıtlar gibi çize çize kalbimi kesiyordu. Her günü son günmüş gibi yaşamaktan, bir gün çıkıp "Artık yapamayız" demesinden korkmaktan harap olmuştum. En başında yeterince korkmayı beceremediğim için, artık tir tir titriyordum.
Yani belki de aşk, birine karşı duyulan hisler toplamından ziyade, kendi başına yetişen, sahibini arayan öksüz duyguların neticesidir.
İnsan bazen kime aşık olacağını seçemez. Kalbin zamanı gelmiştir ve karşısına çıkan ilk ihtimale sarılıverir.
Aşkın yanında gurura yer olmadığım söyleyenler halt etmiş. İnsan en çok aşıksa gururuna sahip çıkmak, onun nezdinde hiç değilse saygıdeğer biri olarak kalmak istiyor. Galiba sayılmamaktan, sevilmemekten ürktüğümden daha fazla çekiniyor...