f.

Reklam
Ruhlar Evi
10/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2025 18. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2025 09:28
Isabel Allende’nin Ruhlar Evi romanında, Şili’de bir ailenin üç kuşak boyunca yaşamına tanıklık ediyoruz. Bu süreç yalnızca aile bireylerinin hikâyesiyle sınırlı kalmıyor; değişen toplum yapısı, siyasi düzen ve fikir akımlarıyla iç içe ilerliyor. Hikâye Clara’nın çocukluğuyla başlıyor ve torunu Alba’nın gençlik dönemine kadar uzanıyor. Bu yolculukta kadınların sezgileri, hisleri, kuşaklar arası aktarımı, sosyalizm ve kapitalizm gibi tanıdık fikirlerin yansımaları, hayal kırıklıkları ve pişmanlıklar yer alıyor. O süreçte sizde insan ömrüne sığabilecek her türlü duyguyu bizzat hissediyorsunuz. Romanın sonunda Esteban Trueba’nın pişmanlıklarını görüp, yıllarca yaptıklarını telafi etme çabasına tanıklık ediyoruz. Bu noktada, sanki bizim de vicdanımız bir nebze olsun rahatlıyor. Yazar her bir karakterler her bir hisle bizi empati kurdurtup kitabin içine çekiyor. Kitap o kadar yoğun duygular hissettiriyor ki, hangi birini ele aliyim hangisine değiniyim bilemiyorum. Yine de Alba’nın dediği gibi: “Geçmiş kuşakların yaptıkları, bir şekilde yeni nesilleri buluyor. Hiçbir şey birbirinden bağımsız değil.” İşte bu yüzden affetmek, yüklerden arınmak ve hafiflemek gerekiyor. Roman da tam olarak bu düşünceyle, yazıya dökerek yükleri atma fikriyle son buluyor. Bir diğer güçlü boyut ise siyasi arka plan. Sosyalistlerin halk için verdiği mücadele, ardından gelen darbe ve diktatörlük; ezilen insanların yaşadığı acılar… Bu hikâye yalnızca Latin Amerika’ya özgü değil. Asya’dan Afrika’ya, dünyanın pek çok yerinde benzer acılar tekrar ediyor. İnsan gibi yaşamak isteyen, sadece kendisi için değil herkes için mücadele eden insanların çoğaldığı, adaletli rejimlerin kabul gördüğü bir dünya özlemini derinlerden hissediyor ve diliyorum.
Edebiyat
Ruhlar EviIsabel Allende · Can Yayınları · 20181,608 okunma

f.

, bir kitap okudu
10/10
·544 syf.··
Beğendi
·
43 günde okudu
·
2025 18. kitabı
Isabel Allende
9.1/10 · 1.608 okunma
...renk renk kurdelelerle bağlanmış, tarih sırasına göre değil de olaylara göre ayrılmış, tıpkı Clara'nın yola çıkmazdan önce düzenlediği gibi. Clara bunları şimdi benim geçmişe yeniden sahip çıkmamda ve kendi korkularımı yenmemde yardımcı olsunlar diye yazmış. İlki yirmi sayfalık, basit bir okul defteri, bir çocuğun çıtkırıldım yazısıyla doldurulmuş. Şöyle başlıyor: Barrabás bize denizden geldi...
Kitap Alıntısı
Ben mi yazıyorum, o mu yazmıştı, anılar kırılgandır, tek bir insan yaşamı kısacıktır, diye... öylesine çarçabuk gelip geçer ki olayların arasındaki ilişkiyi görmeye fırsat bulamayız; yaptığımız şeylerin sonucunu hesaplayamayız ve geçmiş, bugün, gelecek masalına inanırız; oysa belki aslında her şey eşzamanlıdır, bütün çağların ruhlarının boşlukta birbirine karıştığını görebilen Mora kızkardeşlerin dediği gibi. Anneannem Clara işte bunun için defter tutmuştu, her şeyi gerçek boyutlarıyla görebilmek ve kendi zayıf belleğine meydan okumak için.
Kitap Alıntısı
Reklam