''Sektörünüzde Kale lakabıyla anıldığınız ve öncesinde ünlü işadamı Güngör Apak'ın avukatlığını yaptığınız gündeme geldi.Bu konu hakkında ne söyleyeceksiniz?''
''Güngör Apak,kıymetli bir dostumdur.Adelet doğru kararı verdi ve Güngör Apak suçsuz bulundu.Bunun hakkında konuşacak bir şey yok.''
Çok soğukkanlı ve profesyoneldi.Onu dinlerken hayret etmeden duramıyordum.Sistematikti.Düşünmeden cevap veriyor gibi görünse de kafasında bu sahneyi defalarca kez yaşamış gibiydi.
''Meslektaşlarınızın sizden en iyi diye bahsettiği söyleniyor.Gerçekten de işinizde en iyi olduğunuzu düşünüyor musunuz?''
Akgün yürümeyi kesmeden konuştu.''İyi vardır,çok iyi vardır ama en iyi yoktur.İnsan en iyisi olursa çabalayacağı bir şey olmaz.Ben yalnızca çok iyiyim.''
Hayret nidalarını duydum.Gözucuyla Akgün'e baktım.Rahattı.Kahretsin,niye bu kadar rahattı ki?Çok etkileniyordum.
''İddialısınız Akgün Bey.Arda Evren,avukatının sizden daha iyi olduğunu söyledi.Bu davanın kazanının belli olduğunu da ekledi.Siz neler söyleyeceksiniz?''
Akgün alayla güldü.''Kimseyle yarışmaya gerek duymuyorum.Aslan kaybetmek için doğmaz.Teşekkürler.''
Gazeteciler şaşkınlık dolu sesler çıkardığında gülümsememi durduramadım.Bizi almaya gelen arabanın kapısı açıldığında Nana öne bindi.Akgün de arka koltuğa geçmemi bekledi.
''Akgün Bey,Efla Hanım!''bağırışları arasında arabanın arkasından dolaştı ve arabaya bindi.Araba ilerlemeye başlarken Nana ön koltukta,''Harika...Akgün'ü de gündemde görürüz,''diye güldüğünde ben de alayla gülerek Akgün'ü sarstım.
''Sen ne yaptın!''
''Arda bokuna mesaj verdim.''
Ben kahkaha attıkça Nana da gülmeye devam etti.''İnanmıyorum size ya!Al birini,vur ötekine.Millet deli gibi sizi konuşmaya başladı.''
''Konuşsunlar çünkü konuşacak daha iyi bir konuları yok,''diyen Akgün arkasına yaslandığında
Örneğin Konya Ereğli’sini ne kadar biliyorsunuz? O tarafa gidip Beyşehir Gölü kenarında Kubadabad Sarayı’nı göreceksiniz. Burası Selçukluların yazlık sarayıdır. Sonra gölün karşısına geçeceksiniz. Eşrefoğlu Camii oradadır; Beylikler Devri’nden, 13’üncü asırdan kalmıştır. Sonra Efla-tunpınar’ı görürsünüz. Hitit İmparatorluğu nun en önemli anıt çeşmesidir ama kim biliyor? Kim burayı görmek için plan yapıyor? Üstelik bu coğrafyanın havası da güzeldir, latiftir. Yaz akşamlarında tatlı bir serinlik olur.
Kayra içeri yatmaya giderken arkasından baktım Onun yatağa oturup yavaş yavaş kendini bırakışını hayal ettim Ve kafası yastığa değdiğinde gözümün önüne Moctarın masaya başının çarptığı an geldi Ve o etin ahşapla buluşmasının çıkardığı ses Moctarı öldürmek için bir nedenim yoktu Yaşamak için de özel bir nedenim yoktu Ama yine de rahatlamıştım Hayatı boyunca hiçbir işe yaramamış birini öldürdüm Ve belki de vardı bir nedenim O da pişman olup olmayacağımı anlamak O kadar istedim ki gerçek bir duyguyu içimde hissetmeyi Eğer pişmanlık hissedersem devamı da gelir diyordum kendime Sevmeyi bile öğrenebilirim yeniden diyordum Yeniden bir insan olabilirdim Ama şimdi anlıyorum ki benim için artık çok geç Ne bir pişmanlık duyuyorum ne de gözpınarlarım ıslanıyor Hiçbir şey hissetmiyorum Hiçbir şey Belki Kayrayı öldürsem birkaç duygu kırıntısı doğabilir içimde Ama sanmıyorum O da olmaz Ona da üzülmem Ben bir caniyim Ben sadece tespit edebilirim YaşayamamHiçbir şeyden emin değilim Emin olmanın gerektiğine de inanmıyorum Dünya üzerinde yaşayan herhangi bir canlıdan zerre kadar farkı olmayan insanoğlunun bu gereksiz çabasını da anlamıyorum Her şeyi biliyorum ama kendimi tanıyamıyorum Neden Türkçe yazıyorum Neden dört dilde birden düşünebilmeme rağmen bu lisanda anlatıyorum hikayemi Neden yaşıyorum Neden bir hikaye anlatıyorum Belçikalıdan alacağım parayla bir gemiye binip Meksikaya gideceğim Tekila içmek için Yolculuğun hiçbir derde deva olmadığını anladığım gün yıkılmıştım O gün kendimi öldürmeye çalıştım Ama olmadı Okyanus beni almadı İstiap haddi diye düşündüm Kayra da yanımdaydı O da ölmedi Madem ölmedik yaşayalım o zaman dedik Ölümsüzüm ben dedim Ölene kadarEskiden Rimbaud okurdum Şiirleri nefes almamı kolaylaştırırdı Şimdiyse sınav kağıdını doldurmuş ve zilin çalmasını bekleyen
+”Düşersen tutarım ama dayanamaz,
seninle düşerim. Kalkarsan seninle kalkarım. Biliyorsun değil mi?"
-"Biliyorum. Seni seviyorum.
+“Her kararında yanındayım, Efla. Çünkü kız kardeşlik bunu gerektirir.
Kaderlerini aynı gün, babaları yazdı.
Akgün Tan Acar, Efla Korkmazdan başka lisan bilmeyecekti. Efla Korkmaz’ın alfabesi A ile başlayacak, R ile bitecekti.
“Koşmak istemiyorsan seninle yürürüm,” dedi Efla...
“Ya da boş sınıfta kitap okurum.”
“ Kitap okumaktan nefret ediyorsun.”
“Magazin dergisi okurum?” Efla ayaklarını kıpırdattı. “Ya da moda dergisi?”